Archive for the 'Ş. Yıldız' Category

» “Ben” Kavramı ve Kimlik

syildiz-2.jpg…Sadece O” Bilinç, bütün içindeki çarkların işlevlerinin, bu bütün içinde ne olması gerektiğini ve hangi kimlik ile nerede görev yapmaları gerektiğini bilebilir. Ama çarklılar kendilerini “O” bilinç sanmaya başlayıp yerlerini beğenmez, bir de “ben şurada bu kimlikte rol almalıyım” demeye başlarlarsa, hem çarklar arasında sıkışıp acı çekmeye başlarlar, hem de bütünün işleyişini bozmuş olurlar. Ancak unutulmamalıdır ki, “O” Bilinç ve kudret sahibi saat ustası buna izin vermez ve Saat geldiğinde bunun hesabını sorar. Okumaya devam edin ‘» “Ben” Kavramı ve Kimlik’

» Hiçlik

syildiz-2.jpg“Hiçlik” kavramının asıl itibarı ile ifade ettiği mana , “Hiçlik” dendiğinde yok olmaktadır. Hiçliğe hiç dahi denilemez. Hiçlik, Var olana, Zatın tecellisi sonucunda varlığın bilincinde tattığı manadır. Nasıl ki, her ne yana bakarsanız bakın Allah’dan gayrısı yoktur ancak “O” nun gerçek manası zatında mevcuttur, ancak zatı bilinemezliği ile ihata edilmiştir. İşte benzer bir şekilde de Hiçlik varlığın (Alem’in) tek bir noktada toplanması “an” ında benliğin tekleşmesi ve yokluk hissini alması ile bilinir. Okumaya devam edin ‘» Hiçlik’

» Fâtiha Sûresinin Mânâ Bedeni

syildiz-2.jpg Kur’ân-ı Kerim Hz. İnsan’ın hakikatidir. Kuran-ı Kerim, Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin mazhar olduğu bilinç seviyesinde, kendi hakikatini açığa çıkartmak sureti ile okuduğu ve zahiren tebliğ ettiği insanın hakikat kelamıdır.

Bir insanın Kur’ân-ı Kerim’i kendi batınındaki özbenlik boyutunda bulunan ana kitaptan yani Levh-i Mahfuz’dan okumak sureti ile içerisindeki ayetleri zahiren ve batınen aşikar olarak yaşayabilmesinin yolu, alttan yukarı doğru yedi enerji seviyesi ve mânâ boyutundan geçerek arınması ve bu sema katlarındaki hakikatlerin kişinin kendi hakikati olarak açığa çıkmasıdır. Okumaya devam edin ‘» Fâtiha Sûresinin Mânâ Bedeni’

» DECCALİYET

deccaliyet2.jpgAncak Deccaliyet, güç sizde diyerek bilinciniz aracılığı ile size ‘İlmin var işte, istediğini “yaratmanın” yöntemi, arzula iste, yarat ve kontrolü bırakma, eline al, özlemini çektiğin ve arzuladığın ne varsa senin olabilir. Güç sende‘ diyerek sessice seslenir.
. . .
En zor olan ise, bu sahte cenneti reddetmek ve “Hiç birşey istemiyorum. Allah benim için ne takdir etti ise ben ona razıyım.” diyebilmektir. Asıl olan; hiç birşey istemeden yaşayabilme noktasına ulaşmaktır.
. . .
Uzun lafın kısası Deccal elimize gücü vermekle işte bizlere bu sinsi tuzağı hazırlamaktadır. Unutmayınız ki Şeytan bilinci yüksek bir bilinçtir. Kamil İnsan bilincine ise, Şeytan olup, şeytanlık yapmadıktan sonra ulaşılır. Okumaya devam edin ‘» DECCALİYET’

» Nur Deryasında Erimek

syildiz-2.jpg(…) Ölüm ile beraber kozası eriyecek, fizik bedeni kullanım dışı kalacak ve benliği Ruh alemine adeta ateşin içine girermişçesine açılacaktır. Yaşamı boyunda birlik boyutunu fark edememiş, hep kendini düşünmüş, en kötüsü de hayatının tasarrufunun kendi düşüncesi ile yaratıldığına inanmış, yani “güç bende!” deyip şirke sapmış ise, Ruh’a teslim olması ve ona secde etmesi sizce mümkün müdür? O ana kadar bilinci, bırakın teslimiyet göstermeyi, her yaptığını kendinden bilmiş ve her şeyin sahibinin kendisi olduğunu iddia eder bir şekilde yaşamıştı. Okumaya devam edin ‘» Nur Deryasında Erimek’

» İnsanın alemi Allah’ın “Muhit” ve “Kayyum” isimleri kapsamında seyrinin hakikati

syildiz-2.jpgİnsan yaşamını genel olarak bir mekan içerisinde varolduğu hissi ile sürdürmektedir. “Bir mekansal varoluş insanın kendi varlığından önce hazırlanmış ve insan gelip onun içine girmiştir.” anlayışı aslında doğru değildir. Bu yapı hakikatte, karşılıklı olarak birbirini vareder. Kainatta her varlık Levh-i Mahfuz’u fıtraten çözmesi sonucu ortaya çıkan bir mekan kavramı içinde yaşamaktadır. Okuma ile okunan asıl itibarı ile birdir. Varlıklar kainatta mutlak surette bir enerji+mekan tarafından kapsanmak zorundadır. Bu oluş, varlıklar için, iç ve dış kavramlarını otomatikman varetmektedir. Okumaya devam edin ‘» İnsanın alemi Allah’ın “Muhit” ve “Kayyum” isimleri kapsamında seyrinin hakikati’

» İnsandaki Besmele Sırrı

syildiz-2.jpgBİSMİLLÂHİRRAHMANİRRAHÎM
Besmele, herşeyin başlama noktası olup, mana açısından tüm alemlerin açığa çıktığı ve herşeyi kendinde toplayan “Cem” eden İnsan-i Kâmil‘dir. Besmele, tüm alemleri kendinde toplayan “İnsan-i Kâmil” ‘in mana alemindeki karşılığı gibidir. Bu vücudun başı ise “B” harfidir. Bu “B” harfinden yani baştan (noktadan), herşey açığa çıkmaya başlamış ve büyük bir ilahi kasılma sonucunda ise, kademe kademe alemler ve boyutlar meydana gelmiştir. Okumaya devam edin ‘» İnsandaki Besmele Sırrı’


Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar