Archive for the 'Data' Category

Beyin Fırtınası (32)

Değerli Okur,

Aşağıda okuyacaklarınız, Ahmed Hulûsi’nin, “DATA” kavramını kullandığı eser ve yazılarından aynen aktarılmıştır. Aynı konudaki daha fazla tanımlamaları, isteğiniz doğrultusunda www.ahmedhulusi.org‘da bulabilirsiniz. Elbette ki bunca anlatılanlardan sonra sizden bu konuda ek bilgi isteyemeyiz.. Haddimizi biliyoruz.. Amacımız bu değildir, olamaz.. Okumaya devam edin ‘Beyin Fırtınası (32)’

Evrenin Ulu Mimarı (!?)

Evet, başlık belki de size Kabala görüşünü hatırlatacaktır, Matrix filmi ile de bir ilgi kurabilirsiniz.
Amma ve lâkin hiç de düşündüğünüz gibi olmayacak, ben size hayâlimdeki adı “Evren” olan bir mimardan bahsetmek istiyorum.

Evren ile geçen gün öylesine oturduk, ramazan-oruç-açlık susuzluk diyorduk, üç ayların başıydı belki de havalar daha sıcak ve günler daha uzundu akşam ezanı sanırım 21:00 a yakın bir saatte OKUnuyordu… Okumaya devam edin ‘Evrenin Ulu Mimarı (!?)’

NİÇİN “DATA”

Anında dinleyerek okuyun!

Seyre girdik… Seyredebildiğimizce…

Paylaşmaya çalıştık, dilimiz döndüğünce…

Ama yazdıklarım için “çok ağır ve derin konular, bu kadarına ne gerek var dendi!.. Oysa, ben derin konulara henüz girmemiştim!.. Belki, derin konulara geçiş için hazırlık aşamasındaki bazı temel ön bilgileri oturtmaya çalışmaktaydım. Önce işin hakikati kavranmalıydı ki, sonra işin “marifeti”ne sıra gelsin; “Esma mertebesinin” hangi kanunlara veya sisteme göre “çok boyutlu tek kare resim olarak” seyri oluşuyor bilinsin… Demek ki bu konulara ve de KİTABIMIZ yani “Muhteşem BİLGİ KAYNAĞI” Kurân-ı KERÎM’in işaretlerinin açılımına bu anlayışlar doğrultusunda daha hiç gerek yok!.. Çünkü onlar, gerçekten çok derin! Size bu derinlik hakkında sadece bir örnek vermek istiyorum. Okumaya devam edin ‘NİÇİN “DATA”’

Hologram

Rüyâlarımızda gördüklerimiz, hafızamızda kayıtlı olan tüm bilgiler ve hattâ izlediğimiz filmler aslında yaşanılan hayatların birebir yansımaları yani hologramları değil midir?

Aslının “aynı” görüntüsünü veren,TÜM özellikleri aynen yansıtan, 3 boyutlu olmadığı halde var gözüken yani hayâl olan hologram, suda ya da aynadaki aksinizde ortaya çıkıverir… 3 boyutlu kendi yansımamızı seyrederken, kendimizi bir “bütün” olarak görmez miyiz?…

Şimdi, gelin hologram ile ilgili yapılan açıklamalardan bir tanesini okuyalım: Okumaya devam edin ‘Hologram’

“İLMÎ SÛRET” ve HOLOGRAM

Anında dinleyerek okuyun!..

DATA” diledi… (Bir şeyin olmasını irade ettiğimizde “OL” hükmünü “OLUŞ” takip eder “AN” içinde.)

Bilinmek için âlemleri, bilmek için Âdemi yarattım”!

Ramazan ayı “oruç” ayı…

İman”ın gereğini hakkıyla yaşayarak “ORUÇ” tutanlar, “ilahî kuvvelerle tahakkuk” etme bayramını yaşayacak! “Müminin iftar sevinci” bu olacak!

Aç kalanlar, karınlarını doyurma bayramına ulaşacak!

İkisi arasındakiler, “oruç”larının derinliğine göre sonuçlarını yaşayacaklar! Okumaya devam edin ‘“İLMÎ SÛRET” ve HOLOGRAM’

Boyutsallık

Güzel bir huyumuz vardır bizim. Nerede TEK’lik üzerine bir yazı görsek, içine girercesine okumak isteriz. Bunun için aynı yazıyı bazen birkaç kez okumamız gerekir. Ve seferinde yeni bir şeyler keşfederiz, önceden fark etmediğimiz.
Üstad Ahmed Hulûsi’nin son çıkan “Muhteşem İrsal” başlıklı yazında da durum aynıydı. Aşağıya aldığımız şu paragraf dikkatimizi ancak ikinci okuyuşumuzda çekti.
Üstad Ahmed Hulûsi adı geçen yazısında aynen şöyle söylüyor:

Sistemde gerçekte zaman ve mekân kaydı yoktur! Boyut farkı yoktur! Bu ne demektir bunu çok iyi düşünüp anlamaya çalışın!.. Bunu fark edebilirseniz, anlayabilirseniz, bütün düşünü dünyanız değişecektir!
Doğrusu bu satırlar bize yeni ve önce bildiklerimizden faklı geldi. Farkı bulmak ve kısmetimizde varsa düşünü dünyamızı birazcık olsun yenileyebilmek için konuyu derinlemesine irdelemeye karar verdik.. Okumaya devam edin ‘Boyutsallık’

MUHTEŞEM İRSAL

DİNLEYİN

Nokta”, irsal oldu âlemlere “beyin” adıyla da…

Beyin” aynasında seyreyledi kendini!

Beyin”le seyredince kendini, “Beni gören Hak’kı görmüştür” şeklinde açık etti veçhini!

Hakikat-i Muhammedîirsal olduğunda, Muhammedî hakikat zâhir oldu; Muhammed Mustafa adıyla isimlendi, dillendi, “ALLAH Rasûlüyüm” dedi… “İman” edilmesini talep etti açıkladıklarına!

Şuurlarında, “Lâ ilâhe…” anlayışı açığa çıkmayanlar, ya peygamber kabul ettiler O’nu ya da işitmediler kulakları olduğu halde! Okumaya devam edin ‘MUHTEŞEM İRSAL’


Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar