Yorumsuz Blog’a Nasıl Yazsam? (Bloglamak)

Dünya ve İnsanlık realiteleri değişirken, “oku”duklarınızla, düşündüklerinizle, “gerçek” gündemi sorgulayarak -irdeleyerek, Çağdaş bilimlerİslâm-Tasavvuf yolunda farkındalık yaratmak adına kulluk ve bir insanlık borcu olarak, bilgilerinizi (Yayın İlkeleri‘mize uygun olarak) paylaşmak istiyor musunuz?..

Eğer cevabınız “evet” ise aşağıdaki öneri-bilgiler size yetecektir..

1- Bir habere değinecekseniz özet seklinde vermek faydalı olacaktır. Böylece ziyaretçiler zaman kazanacaktır. İçerik kısa ve öz olsun.

2- Okurlarımız ilk olarak başlığa bakmaktadırlar. Okurunuzun içerik hakkında ipucu edinebileceği ve yazıya olan okuma arzusunun artmasında (veya azalmasında) en önemli etken yazınızın başlığıdır. Başlık seçerken yaratıcı olun. “Bir yazı ancak bu kadar ifade edilir” dedirtebilmek için, “hiç yazılmamış bir başlık” bulabilirsiniz yazınıza, işte o zaman yazınız ilgi çekmeye başlamış demektir.

Lütfen yazınız içeriğindeki varsa linkleri, referansları ve haberlerinizdeki kaynak link(ler)ini, varsa yazar v.b. bilgileri eklemeyi unutmayınız..

3- Yazınızı aşağıdaki yorum formuna girin..

Kesinlikle, yazınızın başlığının yanına yazınız hangi türde ise; (örnek: makale, haber vb.) yazı türünü yazmayı unutmayın.

Gerekli kimlik, e-posta ve diğer bilgileri girip kontrol ettikten sonra “Gönder” düğmesine basın. Yazınız, Yayın İlkeleri‘mize uygunluğu incelendikten sonra onaylanmak üzere bekletilecektir.

Yorumsuz Blog

Reklamlar

8 Responses to “Yorumsuz Blog’a Nasıl Yazsam? (Bloglamak)”


  1. 1 alkan 29 Mayıs 2008, 4:17

    Yorumsuz Blog’a bu girişimlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Siteye gönderilecek yazı sayısı arttıkça içinden seçim yapmak kaliteyi arttıracaktır…

    Yazacaklardan isteğim ise, yeni, farklı, ilginç konular bulup, geçmişin tekrarından, basit-sıradan yazılardan kaçınmalarıdır.

    Lütfen standartı ve kaliteyi yükseltelim. Yazılanların hemen hemen hepsini Üstad daha 30-40 yıl önce söylemiş. Tekrardan kaçalım, üzerine birşeyler ekleyelim.

  2. 2 serdal terzi 29 Mayıs 2008, 8:26

    Ben sürekli Yorumsuz Blog’u takip ediyorum. Yazar ve yazı çeşitliliği kaliteyi artıracaktır. ZAT ‘en var olan yazıları anlamaya çalışıyoruz. Yazan arkadaşlara teşekkürlerimi iletirim. Allah onların ilmini artırsın, bizi de onları değerlendirebilenlerden eylesin. Ne diyeyim ‘ALLAH RAZI OLSUN’

  3. 3 Boğaç Özşen 30 Mayıs 2008, 10:29

    Ben bu kadar zeki, bilgili insanların arasında yorum bile yapamıyorum.. Allah hepsinden razı olsun ve ilmimizi arttırsın inşallah, sıkı bir takipçinizim.

  4. 4 Çok kişisel oldu özür dilerim. 30 Mayıs 2008, 8:17

    İkili ilişkilerde çok kabiliyetsizim, artık anladım bu eksikliğimi.. Şimdi nefsde kalan bilincim, kaldığı noktadan seslenip, bu sıkıntımı da oyuna getirdiğinden habersiz olacak korkarım, bir kulp bulacak ya da iyi niyetiyle, cehennem taşlarımı süsleyecek istemeden, eminim.
    -Ne güzel ikiliklerde olamıyorsun sen teklik için yaratılmışsın diye.

    İşler bu kadar basit olsaydı güler geçerdim, gülme ve şakalaşma denge noktalarına gelenlere hayran olarak, ezelden. Kendimi! geliştirmek için yazayım istiyorum, iyisiyle kötüsüyle, kendime yazdıkça bakayım okuyayım, okudukça baktıkça yazayım diyorum mesela, bu noktada da insanlara saygısızlığa ne hakkım var, kendimi geliştirme yolunda ezip geçeceklerim olabilir, sonra bin pişmanlık falan, haydaaa dön geri yeniden değmez, diyorum. Bu noktada da cesaretlenemiyorum.
    Sen kendini geliştirdiğinde sistem düzeltir tüm incittiklerini fazlasıyla, diyor içimden fısıldıyan bir ses.. İspatla diyorum var mı bir örneği Kur’an’da, hadisde diyorum, ses kesiliyor, her duyduğum içimden gelen sese yıllarca uyduğum için, birlik ruhu ile mi sesleniyor dikkat etmediğim için, yazma bu kadar basit olamaz, deyip hayıflanıyorum, yine bir yol bulamıyorum.

    Aslında, sonra keşf ediyorum yazmak ile aradığım şeyin ne olduğunu.. Tüm olarak bir akışta olmak engelsiz.. Evet bana yaşattığı anlam bu yazmanın.. Sanki tüm organların, tüm ruhsal manaların, tüm bilinç oluşumları, o an tek bir akışta gibi hissettiğim için yazmayı seviyorum ve istiyorum veya bu hissedişi sadece yazmada bulabiliyorum, gibi.. Sonsuz bir akış, engelsiz bir akış yine de sistemli bir sunuş. Bir anlık yaşamak nasıl olurdu bu paylaşımı..

    Paylaşıyorsun, hem gelişiyorsun hem incitmiyorsun.. Kokusunu almak bile çok hoş..

    Beni aştığını düşündüğümde ise sevgilimden ayrılmış gibi mutsuz oluyorum. Yazılanı okumak, zararsız olmamın tek yolu gibi gözükmekte. Derin derin okumada geliştirmeliyim o vakit kendimi..
    Bilincim gelişir de, kendine paye vermez de yazar belki günün birinde, şu an için uzak bir ihtimal, buna da şükür, vefalı olmayı kim istemezdi ki..

  5. 5 KGökdoğan 31 Mayıs 2008, 11:23

    “Tüm olarak bir akışta olmak engelsiz.. Evet bana yaşattığı anlam bu yazmanın.. Sanki tüm organların, tüm ruhsal manaların, tüm bilinç oluşumları, o an tek bir akışta gibi hissettiğim için yazmayı seviyorum ve istiyorum veya bu hissedişi sadece yazmada bulabiliyorum, gibi.. Sonsuz bir akış, engelsiz bir akış yine de sistemli bir sunuş.” (‘Çok kişisel oldu özür dilerim’ rumuzlu yorum’dan alıntı)

    İnsan bu, su misali, kıvrım, kıvrım akar ya;
    Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
    Su iner yokuşlardan, hep basamak, basamak;
    Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

    Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
    Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
    Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
    Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
    Necip Fazıl KISAKÜREK

    Âlâyı illiyyinden, yücelerin en yücesinden… esfeli sâfîlîne, tabiatımızın bataklığına tüm olarak indik basamak basamak.
    Bizimle inen, bizim yalnız yolculuk yapmamızı istemeyen Abdul Hakim Arvâsîler… bizimle bedensel iniştelerdi. Aynı anda da “öz vatan hasreti ile” yücelerin yücesine doğru ruhsal tırmanıştalardı. Kul ve Sûfî Necip de rehberinin ardınca yokuşlara saldırıyor, tırmandıkça susuyordu…
    Her şey tek kanallı oluktan Allah’ın rengi ile geliyor… çift musluktan siyah ve beyaz renklerine gizlenerek akıyor.

    Dünyâ isimli sahnede “doğaçlama” ile herkes yetenek sergiliyor. Hepimiz kenetlenmişiz ama birbirimizden yalıtılmışız aynı anda… karışamıyoruz birbirimizin rengine ve kokusuna…
    Kimimiz sevmişiz doğaçlama sahnesini, kimimiz fikir bulutları olmuşuz geldiğimiz yere dönmek için inatla direniyoruz…

    Üstad N. F. Kısakürek Sakarya gibi kıvrıla kıvrıla “olgunlaştı”. Nehir yatağını genişletti, bentlerini yıktı ve “sükûnete” uçtu… Allah bizlere de nasîb etsin.

    Değerli yorumcu… yazınız çok içten ve özden…
    Allah nûrunuzu artırsın, siz nur ile yandıkça bizler de aydınlanalım inşallah.

  6. 6 filiz 31 Mayıs 2008, 11:50

    SAYIN “Çok kişisel oldu özür dilerim” ‘e nacizane cevap diyelim….

    Sevmenin karşılıksız olduğunu bilirseniz, vermenin sevmek olduğunu görürsünüz… Yazınız, paylaşınız, veriniz ve bunların açığa çıkışı olan “sevgi”ye ulaşınız. Beyninizdeki bilgileri hesapsız ve karşılıksız niyetiyle vererek.. ve hatta sizin “kişisel” dediğiniz yani korktuğunuz “şımarır, büyür, boğar” sandığınız (bakın ZAN var burAda “vehim yani..) o “ben” lik duygusu sizin BEN’iniz bırakın kendi kendine ne yaparsa yapsın… size ne!?.. siz devam edin yolunuza… o yol ki “ego” nuzu dahi sevmenizden, yani egonuzu KABULLENMENİZden geçmekte… bir şeyi var sayarsanız vardır (vehim) ve sistemde-evrende bir şey algılandığı anda görülür idrak edilir (kuantum) ya hani, o misal…
    ALLAH KOLAYLAŞTIRSIN

    Bu yazdıklarım tamamen ismi filiz‘in kendi anlayabildikleriyle orantılıdır… benden önce daha iyi, daha doğru bilenler çooooooooktur, en doğrusu odur ki o ; ALLAH !

  7. 7 Hikmet 1 Haziran 2008, 8:37

    HER ŞEY K A D E R İLEDİR…… B

    * Kaderim bu! Buymuş alın yazım mı?
    *Kader diyemezsin, sen kendin ettin mi?

    Kıldan ince, kılıçtan keskin!

    Çözüme ulaşmak için,
    Öncelikle, kelimelerin manasını anlamamız gerekiyor.
    Kader nedir? Kaza nedir? Alın yazısı nedir?

    Kader bir senaryodur, kaza ise bu senaryoya göre yaşanılanlar mıdır?
    Alın yazısı da, bu senaryoda kişilere verilen rol müdür?
    YOKSA!
    Kader bir ölçüdür de, kaza ise kişiden sadır olan fiillerin bu ölçüye göre ulaştığı neticeler midir?
    Alın yazısı da kişinin istidat ve kabiliyetini şekillendiren huy ve karakter dediğimiz yapıyı mı oluşturur. Yani Şakülesini mi?

    Dua neyi diğiştirir? Sisteme etkisi nedir?
    Konuyu anlamak için öncelikle Kur’an’a gitmemiz gerekiyor.. Ki her konuda olduğu gibi bunda da doğru neticeye ulaşabilelim.. Rabbim ALLAH’tır diyebilelim. Yani eğiticimiz, öğreticimiz O olsun…

    *Küllü şey (her şey) halekna (halk edilmiş-yaratılmış) bi kaderin (bir takdirle-kararlaştırılmış ölçüde) (54 Kamer 49)
    *O nun indinde her şey bir mikdar (ölçü) iledir (13 Rad8)
    * Hüküm ancak ALLAH’ındır (12 Yusuf 40)
    * O nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez (6 En’am 59)
    * Pisi temizden ayıracaktır (3 Al’i İmran 179)
    * Bu dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. ALLAH kullarına zulmedici değildir. (3 Al’i İmran 182)
    * Nefsinizi düzeltmek üzerinize borçtur. (5 Maide 105)
    * Nefse ve onu düzenleyene (7) ona kötülük-isyan ve sakınma-iyilik duygusunu birlikte ilham edene andolsun ki (8) Nefsini temizleyen-arındıran kurtuluşa ermiştir (9) kötülüklere düşüren – daldıran hüsrana uğramıştır-ziyandadır.(10) (91 Şems 7/10)
    * Hiçbir nefs yoktur ki ölümü ancak ALLAH ın iznine bağlı olmasın. Kararlaşmış bir yazıdır,
    Kim sevabının karşılığını dünyada isterse, ona dünyada veririz! Kim sevabının karşılığı ahreti murad ederse, ona da ondan (ahiret) veririz. Şükredenlere mükâfat vereceğiz. (3 Al’i İmran 145)
    *Her kim dünya menfaatini isterse, dilediğimiz kişiye dilediğimiz kadarını dünyada peşin veririz.Rahmetten kovulmuş olarak cehenneme kavuşur..
    Kim de ahreti isterse, mü’min olarak çalışmasını orası için yaparsa, işte bunların çalışmaları makbuldür. (17 İsra 17/18)
    * Kendisine ömür verilenin, ömrünün uzaması ve ömründen kısaltılması bir kitaba göredir.( bir kitapta yazılı olana göre) (35 Fatır 11)
    * Her nefs bilecek ne hazırladığını (81 Tekvir 14)

    Bu ayetler insana nefs kavramını açıklamakta.
    Ve insanın üzerine düşen görevi kurtuluşunun nasıl olacağını belirtmekte.

    Şimdide insanın (nefsin) kendini nasıl yanılttığını görelim!

    *Onlara bir iyilik-bolluk geldiği zaman, bu bizim hakkımızdır diyorlardı. Bir fenalık geldiği zaman da Musa ve beraberindekilerin yüzündendir diyerek (onların uğursuzluğuna) yoruyorlardı.
    Dikkat edin onlara gelen uğursuzluk ALLAH indindendir. Velakin onların çoğu bilmezler. (7 A’raf 131)

    *Onlara bir iyilik isabet etse “bu ALLAH indindendir” derler… Başlarına bir musibet-kötülük gelince de “bu senin yüzündendir” derler.!? Deki; hepsi ALLAH indindendir!
    Bu topluluğa ne oluyor ki bir türlü anlamıyorlar (Kur’an ı)? (4 Nisa 78)
    * Sana iyilikten ne isabet ederse ALLAH tandır! Kötülükten ne isabet ederse de nefsindendir! (4 Nisa 79)
    *ALLAH onlara zulmetmedi, fakat, onlar kendilerine zulmediyorlardı! (16 Nahl 33)
    * Sonunda yaptıkları kötü amellerinin karşılığı onlara ulaştı ve alay edip durdukları azap kuşatıverdi. (16 Nahl 34)
    *Ortak koşanlar şöyle dediler; “ALLAH dileseydi, ne biz ne babalarımız O’ ndan başkasına ibadet etmezdik! O’ nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık. Onlardan öncekilerde öyle demişlerdi.. (16 Nahl 35)
    *Rabbimin esirgediği hariç nefs kötülüğü emreder (12 Yusuf 53)
    *Eğer üstünüzde ALLAH ın lütüf ve merhameti olmasa idi içinizden hiç kimse temize çıkamazdı! (24 Nur 21)

    Peki bu açıklamalardan sonra insan ne için yaratılmış ki bu teklif ve uyarılara muhatap?

    *Pisi temizden ayıracaktır (3 Al’i İmran 179)
    *Her Nefs ölümü tadacaktır. Sizi deneyeceğiz, Hayır ile şer ile imtihan ederiz. Hepiniz sonunda bize döndürüleceksiniz. (21 Enbiya 35)
    *Mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. (3 Al’i İmran 186)
    *Hanginizin amel bakımından daha güzel olduğu hususunda sizi imtihan etmek için (11 Hud 7)
    *Yaptığınız işlerden mutlaka sorumlu tutulacaksınız. (16 Nahl 93)
    *Herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir onlara asla zulmedilmez (16 Nahl 111)
    *Herkesin amel defteri boynuna asılıdır. Kıyamet günü açılmış olarak önüne kitabını koyarız. (17 İsra 13)
    *Oku kitabını, Nefsin yeter sana bugün hesap görücü olarak (17 İsra 14)
    * Eğer Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi.O halde sen inanmaları için insanları zorluyormusun? (10 Yunus 99)
    * ALLAH ın izni olmadıkça hiç kimse (nefs) inanamaz. Azabını aklını kullanmayanlara verir. (10 Yunus 100)
    *Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi? (90 Beled 10)

    Bir nokta daha kaldı.. Dua…

    *Dualarınız olmasa Rabbim size ne kıymet verir? (25 Furkan 77)
    *ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz. (81 Tekvir 29)
    *Bana dua edenin duasını kabul ederim. (2 Bakara 186)
    * Rabbim duaları kabul edendir. (11 Hud 61)
    * Hak dua ancak ALLAH a yapılır (13 Rad 14)

    Bu ayetler ışığında Kader-Kaza-Alın yazısı-Dua kavramlarına bir daha bakalım:

    Duanın neleri nasıl etkileyebileceğini bir düşünelim!
    Nefsin mahiyetini, neye muhatap olduğunu, kurtuluşunun ne olduğunu anlamaya çalışalım.
    Ve kader nedir sorusuna cevabımız ne olabiliyor? Bakalım!
    Her şey Dua iledir. Çünkü dua icabete açık bir tekliftir.
    “Kainatta vuku bulan her olay, tesadüfi-gelişigüzel-kendi kendine-başıboş-rasgele-değildir. Büyük bir plan ve şaşmaz bir düzen içinde cereyan eden olgular bütünüdür. Bu planı tatbik ve düzeni temin ile vazifeli melekler vardır” deniliyor…

    Fazla detaya girmedik, yorumdan kaçındık, çözümü de sizlere-düşünen beyinlere bıraktık….
    Saygılar… HİKMET

  8. 8 hikmet ersoy 8 Haziran 2008, 2:03

    HER ŞEY K A D E R İLEDİR…… B

    * Kaderim bu! Buymuş alın yazım mı?
    *Kader diyemezsin, sen kendin ettin mi?

    Kıldan ince, kılıçtan keskin!
    Çözüme ulaşmak için,
    Öncelikle, kelimelerin manasını anlamamız gerekiyor.
    Kader nedir? Kaza nedir? Alın yazısı nedir?

    Kader bir senaryodur, kaza ise bu senaryoya göre yaşanılanlar mıdır?
    Alın yazısı da, bu senaryoda kişilere verilen rol müdür?

    YOKSA!

    Kader bir ölçüdür de, kaza ise kişiden sadır olan fiillerin bu ölçüye göre ulaştığı neticeler midir?
    Alın yazısı da kişinin istidat ve kabiliyetini şekillendiren huy ve karakter dediğimiz yapıyı mı oluşturur. Yani Şakületisini mi?

    Dua neyi diğiştirir? Sisteme etkisi nedir?

    Konuyu, anlamak için öncelikle Kur’an a gitmemiz gerekiyor.. Ki her konuda olduğu gibi bunda da doğru neticeye ulaşabilelim.. Rabbim ALLAH tır diyebilelim. Yani eğiticimiz, öğreticimiz O olsun…

    *Küllü şey (her şey) halekna (halk edilmiş-yaratılmış) bi kaderin (bir takdirle-kararlaştırılmış ölçüde) 54 Kamer 49

    *O nun indinde her şey bir mikdar (ölçü) iledir 13 Rad 8

    * Hüküm ancak ALLAH ındır 12 Yusuf 40

    * O nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez 6 En’am 59

    * Pisi temizden ayıracaktır 3 Al i İmran 179

    * Bu dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. ALLAH kullarına zulmedici değildir.3 Al i İmran 182

    * Nefsinizi düzeltmek üzerinize borçtur. 5 Maide 105

    * Nefse ve onu düzenleyene (7) ona kötülük-isyan ve sakınma-iyilik duygusunu birlikte ilham edene andolsun ki (8) Nefsini temizleyen-arındıran kurtuluşa ermiştir (9) kötülüklere düşüren – daldıran hüsrana uğramıştır-ziyandadır.(10) 91 Şems 7/10

    * Hiçbir nefs yoktur ki ölümü ancak ALLAH ın iznine bağlı olmasın. Kararlaşmış bir yazıdır,
    Kim sevabının karşılığını dünyada isterse, ona dünyada veririz! Kim sevabının karşılığı ahreti murad ederse, ona da ondan (ahiret) veririz. Şükredenlere mükâfat vereceğiz. 3 Al i İmran 145

    *Her kim dünya menfaatini isterse, dilediğimiz kişiye dilediğimiz kadarını dünyada peşin veririz.Rahmetten kovulmuş olarak cehenneme kavuşur..

    Kim de ahreti isterse, mü’min olarak çalışmasını orası için yaparsa, işte bunların çalışmaları makbuldür. 17 İsra 17/18

    * Kendisine ömür verilenin, ömrünün uzaması ve ömründen kısaltılması bir kitaba göredir.( bir kitapta yazılı olana göre) 35 Fatır 11

    * Her nefs bilecek ne hazırladığını 81 Tekvir 14

    Bu ayetler insana nefs kavramını açıklamakta.
    Ve insanın üzerine düşen görevi kurtuluşunun nasıl olacağını belirtmekte.
    Şimdi de insanın (nefsin) kendini nasıl yanılttığını görelim!

    *Onlara bir iyilik-bolluk geldiği zaman, bu bizim hakkımızdır diyorlardı. Bir fenalık geldiği zaman da Musa ve beraberindekilerin yüzündendir diyerek (onların uğursuzluğuna) yoruyorlardı.

    Dikkat edin onlara gelen uğursuzluk ALLAH indindendir. Velakin onların çoğu bilmezler. 7 A’raf 131

    2

    *Onlara bir iyilik isabet etse “bu ALLAH indindendir” derler… Başlarına bir musibet-kötülük gelince de “bu senin yüzündendir” derler.!? Deki; hepsi ALLAH indindendir!

    Bu topluluğa ne oluyor ki bir türlü anlamıyorlar (Kur’an ı)? 4 Nisa 78

    * Sana iyilikten ne isabet ederse ALLAH tandır! Kötülükten ne isabet ederse de nefsindendir! 4 Nisa 79

    *ALLAH onlara zulmetmedi, fakat, onlar kendilerine zulmediyorlardı! 16 Nahl 33

    * Sonunda yaptıkları kötü amellerinin karşılığı onlara ulaştı ve alay edip durdukları azap kuşatıverdi. 16 Nahl 34

    *Ortak koşanlar şöyle dediler; “ALLAH dileseydi, ne biz ne babalarımız O’ ndan başkasına ibadet etmezdik! O’ nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık. Onlardan öncekilerde öyle demişlerdi.. 16 Nahl 35

    *Rabbimin esirgediği hariç nefs kötülüğü emreder 12 Yusuf 53

    *Eğer üstünüzde ALLAH ın lütüf ve merhameti olmasa idi içinizden hiç kimse temize çıkamazdı! 24 Nur 21

    Peki bu açıklamalardan sonra insan ne için yaratılmış ki bu teklif ve uyarılara muhatap?

    *Pisi temizden ayıracaktır 3 A li İmran 179

    *Her Nefs ölümü tadacaktır. Sizi deneyeceğiz, Hayır ile şer ile imtihan ederiz. Hepiniz sonunda bize döndürüleceksiniz. 21 Enbiya 35

    *Mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. 3Al i İmran 186

    *Hanginizin amel bakımından daha güzel olduğu hususunda sizi imtihan etmek için 11 Hud 7

    *Yaptığınız işlerden mutlaka sorumlu tutulacaksınız. 16 Nahl 93

    *Herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir onlara asla zulmedilmez 16 Nahl 111

    *Herkesin amel defteri boynuna asılıdır. Kıyamet günü açılmış olarak önüne kitabını koyarız.17 İsra 13

    *Oku kitabını, Nefsin yeter sana bugün hesap görücü olarak 17 İsra 14

    * Eğer Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi.O halde sen inanmaları için insanları zorluyormusun? 10 Yunus 99

    * ALLAH ın izni olmadıkça hiç kimse (nefs) inanamaz. Azabını aklını kullanmayanlara verir. 10 Yunus 100

    *Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi? 90 Beled 10

    Bir nokta daha kaldı.. Dua…

    *Dualarınız olmasa Rabbim size ne kıymet verir? 25 Furkan 77

    *ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz. 81 Tekvir 29

    *Bana dua edenin duasını kabul ederim. 2 Bakara 186

    * Rabbim duaları kabul edendir. 11 Hud 61

    * Hak dua ancak ALLAH a yapılır 13Rad 14

    Bu ayetler ışığında Kader-Kaza-Alın yazısı-Dua kavramlarına bir daha bakalım?

    Dua nın neleri nasıl etkileyebileceğini bir düşünelim!

    Nefsin mahiyetini, neye muhatap olduğunu, kurtuluşunun ne olduğunu anlamaya çalışalım.

    Ve kader nedir sorusuna cevabımız ne olabiliyor? Bakalım!

    Her şey Dua iledir. Çünkü dua icabete açık bir tekliftir.

    “Kainatta vuku bulan her olay, tesadüfi-gelişigüzel-kendi,kendine-başıboş-rasgele-değildir. Büyük bir plan ve şaşmaz bir düzen içinde cereyan eden olgular bütünüdür. Bu planı tatbik ve düzeni temin ile vazifeli melekler vardır” deniliyor…

    Fazla detaya girmedik, yorumdan kaçındık, çözümü de sizlere-düşünen beyinlere bıraktık….

    Saygılar… HİKMET


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: