Atalarımızı bırakmayız

Çok eski Pers yazıtlarında dini konular veya sosyolojik konular anlatılırken ”peygamber” sözünün kullanıldığı, araştırılma yapıldığı taktirde görülmektedir. Hatta eski Yunan yazıtlarında dahi.. Çünkü bilindiği gibi eski Yunan uygarlıkları Pers imparatorluğuyla aynı dönemlerde yaşamaktaydılar. Dolayısıyla da bu uygarlıklar birbirlerinin dini ve kültürel özelliklerinden etkilenip, birbirlerinin farklı özelliklerini kendi kültürlerine geçirmişlerdi.. Tıpkı günümüzde de olduğu gibi..

Ve bu yazıtlar günümüze ulaşan ikibin veya üzeri senelerden gelmedir…

Peki bu günümüz İran ve Irak coğrafyalarında hatta Anadolu coğrafyasında yaşamış çok büyük uygarlığın kullandığı ve hala günümüzde dahi kullanılan ”peygamber” kelimesi neyin ve kimin sıfatıydı?..

Bu ”peygamber” kelimesini naçizane cevaplamam gerekirse, şöyle diyebilirim.. Ateşi, insanı arındırıcı bir özellik olarak dünyada var eden bir ”İlah”ın, o toplum içerisinde yaşayan ve o ”İlahın” seçtiği en seçkin insana verilen bir ismiydi ”peygamber”.. Bu ”peygamber”in sıfatı ise, o dine inanan insanların kendi hayallerinde var ettikleri ”ilah”la aracılık yapabilen aracı bir insan. Günümüz tabiriyle ruhban sınıfının en yüksek ferdi!…

Yaşadığımız şu ikibinli yıllarda ve günümüz Türkçesinde çokça kullanılan bu ”peygamber” terimi Kur’an’da var mı?. Kur’an, ”peygamber” kelimesini kullanır mı?.. Sanırım az çok Kur’an’ı orjinaliyle okumuş herkes bilir ki bu ”peygamber” kelimesi Kur’an’da geçmemektedir…

Kur’an’da geçmekte olan ise, yalnızca nebi ve rasul kelimeleridir!..

Canım ne fark eder ki, ha rasul, ha nebi, ha peygamber. Öyle desek ne olur, böyle desek neler olur?. Bence çok şey olur!. İsterseniz hep beraber bir bakalım neler oluyor…

Peygamber; bir ilahın veya ilahların insanlarla bağ kurduğu aracı kurumdur. İnsanlar kendilerini çok günahkar gördüklerinden dolayı, ilahlarıyla irtibat kurmazlar ve ilahlarının seçtiği günahsız bir insan, onlar için aracı bir kurumdur. O aracı kurumun da en üst sınıfı hatta ilahlarıyla konuşabilen bir insanın adıdır ”peygamber”…

Nebi ise; insanın ve evrenin sistemini, ölüm ötesine dair bilgiler doğrultusunda insanların ne gibi çalışmalar yaparak ve nasıl bir yaşam tarzı çizerek ebedi yaşamlarını kurtarabileceklerine dair bilgileri, öz’ünde mevcut olan Allah’tan ”vahiy” yollu insanlara bildirendir…

Rasul ise; hakikatı itibarı ile Allah’a yakiyn olmuş bilinç sahiplerinin, yine vahiy yollu insanlara Allah’ı bildirmeleridir.. Rasullerin saymakla bitmez çeşitleri vardır. Çünkü, Allah ismi ile işaret olunanın hakikati sonsuz olduğundan dolayı rasuller de sonsuzdur!.. Hatta Kur’an, melek olan rasullerden de bahsetmektedir…

Bu tablodan olaya bakacak olursak eğer, ”peygamber” kelimesinin orijinalden ne kadar sapkın bir kelime olduğu anlaşılmaktadır..

Nebilik bilgisinin ise, hz. Muhammed ile son bulduğunu hepimiz bilmekteyiz. Peki neden?.. Nedeni ap açık ortada durmakta!. Çünkü, hz. Muhammed ”nübüvvet”e dair tüm bilgileri insanlığa bildirmiştir ve Allah’ın sisteminde de değişme olmayacağına göre bu bilgiler kıyamete kadar geçerlidir. Bu yüzden de hz. Muhammed son nebidir…

Nebilik son bulmuştur! Ya rasullük?…

İşte bu risalet işlevinin son bulması mümkün değildir. Çünkü Allah sonsuzdur!. Allah’ı bilmenin, Allah’ı bildirmenin sonu yoktur!.. Rasuller dünyada insanlar var olduğu sürece olacaklardır, hatta ölüm ötesinde dahi risalet işlevi bitmeyecektir. Çünkü Allah’ı bilmeye bir ömür yetmeyecektir!…

Peki nerede bu rasuller, neden biz onları görmüyoruz, neden bizim karşımıza dikilip te bizi uyarmıyorlar?!..
Nereden biliyoruz gelip uyarmadıklarını?..

Nereden biliyoruz uyarılmadığımızı?..

Kur’an’da uyarılmış olan hangi toplum, Allah tarafından uyarıldığının farkındaydı?!…

Kur’an’da kimi toplulukların mucizeler istediği, kimi toplulukların gökten melek şeklinde bir uyaran gelseydi ya dediği, kimi toplulukların atalarımızın (genetik) dininden çıkmayız dediğini hepimiz biliriz.. Hem bu uyarılar bazen ferdi de olabilir…

İnsanoğlu geçmişten günümüze hep kendi dışında bir ilah tahayyül ettiğinden dolayı, ”risaletin”, uyarının vahiy yollu olarak, her zerrede mevcut olandan yapıldığını anlayamamıştır. Kaldı ki bu sistem günümüzde dahi devam etmektedir. Günümüzde dahi bir çok fert ve toplum uyarılmaktadır ama perdelerimiz bu uyarıları bize duyurmamaktadır…

Kur’an’da rasullere inanmamanın en büyük etkisi olarak, ”atalarımızın dini” olduğu görülmektedir.. Bir çok toplumun, ”atalarımızın taptıklarını bırakıp ta size mi inanacağız!” dediklerini okuruz Kur’an’da…

Kur’an denilen bilgi kaynağı kıyamete kadar geçerliliğini koruyorsa eğer, bizler de atalarımızın taptıkları ile bu uyarıları duymuyor muyuz acaba?..

Peki nedir bu ”atalarımızın taptıkları” kelimesinin geniş izahı?. ”Atalarımız” deyince çok geniş yelpazeden değerlendirme yapmamız gerekmektedir. Şöyle ki, ”atalarımız” kelimesinde genetik mirastan kültürel etkiye, ebeveyn öğretisinden toplumsal dini inanışa kadar bir çok etki düşünülmektedir.. İşte bütün bu etkenler ”atalarımızın” bizlere bıraktığı perdelerdir!..

Yine Kur’an’da Rasuller tarafından uyarılan toplumlar içerisinden çok az insanın rasullerin bildirdikleri ile yaşamlarına yön verdikleri de anlatılan gerçeklerdir. Kur’an’da anlatılan bu kıssalar günümüzde de el an yaşanmaktadır.. Kur’an’da ki tüm senaryolar bu gün de oynanmaktadır. Yeterki bizler ”atalarımızın” TAPTIKLARINI bir lahza bırakalım…

Birol Usta
www.yorumsuzblog.net.tc
birol701970@mynet.com

Reklamlar

9 Responses to “Atalarımızı bırakmayız”


  1. 1 Araz 20 Mayıs 2008, 8:21

    Gündelik hayatta peygamber sözünü terk etmek istiyoruz, ama peygamberlik anlayışını terk etmek biraz zor.
    Cebrail Aleyhissalamın da bir RASUL olduğunu unutuyoruz… O zaman bu risalet hepimizde var değil midir?!
    Allah yardimcimiz olsun! AMIN!

  2. 2 emer 20 Mayıs 2008, 12:12

    MUHTEŞEM İRSAL

    “Nokta”, irsal oldu âlemlere “beyin” adıyla da…

    “Beyin” aynasında seyreyledi kendini!

    “Beyin”le seyredince kendini, “Beni gören Hak’kı görmüştür” şeklinde açık etti veçhini!

    “Hakikat-i Muhammedî” irsal olduğunda, Muhammedî hakikat zâhir oldu; Muhammed Mustafa adıyla isimlendi, dillendi, “ALLAH Rasûlüyüm” dedi… “İman” edilmesini talep etti açıkladıklarına!

    http://yorumsuzblog.adrese.com/muhtesem-irsal/

    GÜVENLİK KODU: MUHAMMEDD

  3. 3 h*u 20 Mayıs 2008, 1:48

    Eyvallah…

    GÜVENLİK KODU: SUBHANN

  4. 4 arastirici 20 Mayıs 2008, 7:55

    Sevgideger Birol Usta,

    Bugunku zamanli (aslinda TIMELESS), her zamana uyan, yazinizla beni ettiginiz gibi bir cok okurunuzu da IHYA ettiniz.

    Uyarilaniz dikkate alindi ve bizlere, yilmadan, yorulmadan isik tuttuklari ve yola geri cektikleri icin ahiret hayatina ermis olanlarina ve bugun isimsiz, semasiz olarak aramizda dolasan veya internet ortaminda bizimle BIRlikte OLan tum Rasullerimize hic olmazsa bugun 3 IHLAS ve bir Fatiha okuyalim. Amin.

  5. 5 sercan 20 Mayıs 2008, 8:58

    Nebi ve rasul açıklamaları, Ahmed Hulusi’nin eserlerinden alıntı yapılmış. Yazıda yeni, değişik, farklı bir açılım yok. Aksine, bilinen tek konu tekrar edilmiş. Birol beye “gerçekten” yeni, farklı, kapsamlı, kendinden olan çalışmalar tavsiye ederim.

  6. 6 uzaklardan bir gizem 20 Mayıs 2008, 10:06

    B.

    “Arastirmaci” Kardes,

    Ne guzel bir istek bu! Isteginiz not edildi ve yapildi. Allah kabul ve haberdar eylesin. Amin.

  7. 7 arastirici 20 Mayıs 2008, 11:48

    Sevgideger “Uzaklardan bir gizem” dostumuz, istegimize cevap verme lutfunda bulundugunuz icin cok tesekkurler. Birol Usta(mizin) yazisina ‘compliment’ olarak Ustad A. HULUSI nin bir yazisinin linkini gonderiyorum.

    Ustad ne guzel anlatmis, neler yapmamiz gerektigini. Bir bakima elimizden tutmus, Hasan, Huseyin, Ayse hadi cocuklar gule oynaya yola koyulalim, bu da hazineye goturen haritamiz demis ve her seyi acik, secik, o guzel uslubuyle yazmis.

    Pek yakinda, umuyorum Allah ismi ile isaret edilen, bizlerin gozlerimizi acmamiza yardimci olabilecek degisik orneklerin bu sanal sayfalarda noktalarindan hayat bulmalarina vesile olurki, konuyu degisik acilardan guncel orneklerle anlayalim. Dilegim budur.
    Sevgiler, saygilar.

  8. 8 arastirici 21 Mayıs 2008, 12:36

    Merhaba “Sercan” kardes,

    “Nebi ve rasul açıklamaları, Ahmed Hulusi’nin eserlerinden alıntı yapılmış.”

    Boyutsal olarak bakarsak, isimlerde takili kalmazdan arkasini gorebilirsek, kaynak ayni oz den geliyor zaten.
    Soyle bir dunyamiza bakarsak zamanlama bakimindan, iceriklilik bakimindan hangi isim altinda yazilmissa yazilsin, onemli degil, anlatilmak istenen bilgi, fikir onemli oldugu icin benim anlayis kapasiteme gore cok zamanli ve yerinde bir yazi.

    Baska sitelere gitmenize gerek yok, bu Yorumsuz Blog sitesindeki yazilari okursaniz genelinde, bu yazinin cok zamanli ciktigini goreceksiniz bence..

    Ne?, niye?, nicin iki hafta once degil de bugun bu yazi cikti? gibi veya sizin de fark ettiginiz gibi, niye ayni yazi, veya fikir baskalari tarafindan onumuze cikiyor bir daha, neyi anlamadik, ne anlatilmak isteniyor, ders ne idiydi de kacirdik? diye sorgulamaya baslarsak o zaman belki hepimiz kendi kendimize dusunmeye baslar ve her birimiz kendi rabbimizden cevaplar almaya baslariz, eger irade gucumuz yeteri kadar gelismis ise uygulamaya gecebiliriz aldigimiz dersleri.
    Sevgiler, saygilar.

  9. 9 Araz 21 Mayıs 2008, 7:33

    Incilden alinti: “Seni kendim suretinde yarattim” (Varolus 1:27)
    “Dunyani yaratmadan once Seni sectim” (Efeslilere 1:11-12)

    Tum bu sozler fizik haliyle Hz. Isa ya hitab ediliyor mu? Yoksa..?… Gerci bu sozler Hz. Muhammed’e de soylenmisti. Demek ki tum bu sozler, ovguler Isa, Muhammed, Ali, Musa…daki Hakikati Muhammediyeyedir. “Ustadin” ve “Birol” un dilinden dokulenler kimin kelimeleri?

    Onemli olan bilinen ve bilinmeyenleren ilk olarak veya yeniden bize anlatılmasi…


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: