Sorunlarınızı Uyurken Çözebilir misiniz?

Pratik amaçlar için herhalde en önemli soru, rüyalarınızı uyanıkkenki düşünceleriniz kadar dikkatle ele alıp almadığınız ve bunların içinde problemlerinize çözüm arayıp aramadığınızdır. Acaba gerekli önemi yöneltirseniz, doğru yanıtları bulma şansınız artar mı?
Rüyaların gerçek hayattaki problemlerimizi çözümlemeye ışık tuttuğunu nasıl ispatlayabiliriz?..

Birçok kez kişilerin, rüyalarında bir sorunu çözerek ya da sanatsal yönden yaratıcı bir fikir ile uyandıkları rapor edilmiştir ki, bu adeta, rüyada koparılan çiçeği uyanınca elde bulmaktır.

En iyi bilinen örnek, yıllarca benzinin molekül yapısının ortaya çıkarmaya çalışmış Alman kimyageri Friedrich August Kekule’nin başından geçmiştir.

1865 yılında, bir gece ateşin başında kestirirken çoğu birbirine yakın, uzun diziler halinde değişik molekül yapıları gördü. Hepsi yılan gibi kıvrıla kıvrıla hareket ediyordu. Ansızın, yılanlardan biri kendi kuyruğunu yakaladı. Kekule “sanki yıldırım çarpmış” gibi uyandığını ve benzinin molekül yapısının kapalı karbon halkası olduğunu anladığını yazdı.

Rüyaların gerçek hayattaki problemlerimizi çözümlemeye ışık tuttuğunu nasıl ispatlayabiliriz? Bir kaç yıl önce uyku ve rüya konusuna ilk eğilenlerden Amerikalı araştırmacı William C. Dement, Stanford Üniversitesi’nin 500 öğrencisine bir problem verdi ve o geceki rüyalarını not etmelerini istedi.

Problem O, T, T, F, F harfleri arasındaki bağlantıyı bulmak ve sonra gelecek iki harfi tespit etmekle ilgiliydi. Zor görülmekle birlikte, kolay bir çözümü olan bu soruya, dokuz öğrenci doğru cevap verebildi. Bunların ikisi problemi, gece yatmadan önce, yedisi ise rüyalarında çözmüştü. İşte biri rüyasını şöyle anlatıyor: “Bir sanat galerisinde duvardaki resimlere bakıyordum. Yürürken resimleri saymaya başladım… bir, iki, üç, dört, beş. Fakat altıncı ve yedinciye gelince, resimler çerçevelerinden ayrıldılar. Boş çerçevelere bakarken, bir esrar perdesinin aralanmakta olduğunu hissettim. Aniden altıncı ve yedinci boşlukların problemin cevabı olduğunu anladım.”

Problemin çözümü gerçekten altı ve yediydi. O, T, T, F, F harfleri İngilizce bir, iki, üç, dört ve beş rakamlarının baş harfleridir ve sonra gelecek iki doğru harf de, altı ve yedinin baş harfleri olan S ve S olacaktır. Bu rüyalar aklımıza şu soruyu getiriyor: Problem çözen rüyaların, tam olarak neresinde, uyuyan kişi veya beyninin her hangi bir yeri, çözümü kavrıyor?

Esrar, rüyada altıncı ve yedinci boşluklar fark edilince mi, yoksa daha ilk başta resimler sayılmaya başlanınca mı açığa çıkıyor? Beş resmi ve iki boş çerçeveyi sayarak öğrenci, belki de problemi yeniden ortaya koyuyordu; çünkü problem, beş bilinen ve iki bilinmeyenden oluşuyordu. Sayıları sayarken saymanın kendisini çözümü ulaştırdığını fark etmiş olabilir.

Diğer bir örnek, uyuyan kişinin rüyasında, kendisinin veya kendisini sembolize eden karakterin çözümü keşfederken aynı rüyada başka bir karakterin, çözümü önceden bildiğini destekler. Bir sabah genç bir doktor adayına çözümlemesi için bir problem verdim. İngilizce’de hangi iki kelime “HE” harfleriyle başlayıp, yine “HE” harfleriyle biter?

Doktor çözümü araştırarak, bir kaç dakika düşündü; ama bulamadı. Sonunda en iyi yolun, uyumak üzereyken probleme konsantre olmak olduğuna karar verdi. Sabaha karşı ikide yattı ve altı saat sonra uyandığında, bir rüya hatırladı. Rüyanın kendisini çözüme nasıl ulaştırdığını da fark etti. Rüya şöyle idi:

“Bahçemde çiçek topluyordum. Aniden göğsümde kuvvetli bir ağrı hissediyor ve sırt üstü düşüyorum. Juliet, gerçek hayattaki sevgilim, evden gülerek çıkıyor. Gülüşü her zamanki gibi değil ve tuhaf bir şekilde hee… hee.. heee diye sesler çıkarıyor. Bana acımasını beklediğim için, gülmesine şaşırıyor ve kırılıyorum. Bir ambulans çağırıyor ve hastaneye götürülüyorum. Şoföre abuk olmasını, ağrının çok tehlikeli olduğunu söylüyorum ve yolun neden bu kadar uzadığını soruyorum. Bana, yolun tıkalı olduğunu, yola düşen bir beynin yerden alınana dek trafiğin durdurulduğunu açıklıyor. Hastaneye vardığımızda tekerlekli bir sedye ile ön kapıdan geçiriliyorum. Orada bir sürü insanın birikmiş olduğunu ve aynı Juliet gibi güldüklerini görüyorum. Ellerimle ile kulaklarımı tıkamak istiyorum fakat parmaklarımı birleştiremiyorum. Bir odaya alındığımda doktorun biri, “Sana ne olduğunu biliyorum” diyor.

– “O zaman beni şu ağrıdan kurtar.”
– “Kurtarabilirim ama kurtarmayacağım. Ne olduğunu bana anlatmalısın, o zaman kendini iyi hissedecek ve eve geri dönebileceksin.”
– “Koroner spazmı geçirdim.”
– “Abuk sabuk konuşma.”
– “Ben de bir doktorum ve bu yüzden kısa ve özlü konuştum.”
– “Ne olduğunu herkesin kullandığı kelimelerle anlatana dek seni bırakmamam emredildi.”

Bütün bu konuşmalar olurken, eliyle ağzını gizleyerek gülüyor, hee… hee… diye tiz sesler çıkarıyordu. Çok kızıyorum ve “Beni çok hiddetlendiriyorsun” diyorum, “Ne diye gülüp duruyorsun, bu ağrı hep devam edebilir, sen ne dersen de, istersen halk değimiyle kalp ağrısı de.” Ben bunları söyleyince gülmesi duruyor ve “Eve gidebilirsin” diyor. Ağrıyı hala duyuyorum ama şimdi nerede olduğunu tam olarak kestiremiyorum.

– “Henüz tam olarak iyi değilim.”
– “Başka bir doktora görünmelisin, bir uzmana git.”
Hastaneden ayrılıyor ve Morton Schatzman ile karşılaşıyorum. Bana “İyi olmadığını duydum, sana iki derdin olduğunu söylemiştim” diyor.
– “Bunları düşünmemek sadece uyumak istiyorum.”
– “Ne zaman istersen uyuyabilirsin, ama ağrılarla kelimelere dikkat etmelisin”
– “Bulmacalar başımı ağrıtıyor” diyorum ve o anda tüm ağrılarım geçiyor.

Rüya böyle bitiyor. Doktor uyanınca, aradığı kelimelerin kalp ağrısı (heartache) ve baş ağrısı (headache) olduğunu buluyor.

Doktor, doğru yanıtı tam olarak ne zaman keşfediyor? Tıbbi dilde bilgi istemeyen doktor O’na kılavuzluk mu ediyordu? Aynı şeyi Morton da “Ağrılarla kelimelere dikkat etmelisin.” derken yapmıyor muydu? Doktoru ve Morton’u uyuyan kişi yarattığına, onlar rüyaya kendiliklerinden girmediklerine göre, rüya süresince beynin doğru yanıtı bilen bir bölümü, sanki kendisiyle saklambaç oynar gibiydi. Kişi farkına bile varmadan beyninin bir bölümü, uyumadan önce çözümlemiş ve rüya boyunca çeşitli yollarla dikkati doğru yanıta çekmiş olabilir.

Bu rüyayı gören doktor bir süre sonra, not almış olduğumuz rüyayı yeniden okudu ve kendisinin de, benim de gözünden kaçmış bir nokta buldu. “HE” ile başlayıp biten bir başka İngilizce kelime de “HE” idi ve rüyanın hemen ilk başlarında Juliet’in tuhaf gülüşüyle kendini belli etmeye çalışıyordu. Ama rüyanın yaratıcı etkeni ( tabii eğer böyle bir etken varsa ) onunla yetinmemiş olacak ki, rüya başka çözümlere doğru devam ediyor.

Rüyayı görenlerin, onları doğru yanıta götürebilecek bu rüyaları, sonradan hatırlamamaları olasıdır. Bazen de rüyayı hatırladıkları halde, onun vermeye çalıştığı mesajı veya çözümü anlayamazlar.

Bu duruma ait bir örnek Dement tarafından bildirilmiştir. Dement öğrencilerine, H, I, J, K, L, M, N, O harflerinin ne ifade ettiğini sormuştur. Genç bir öğrencisi bu problemden sonra gördüğü rüyaları şöyle dile getirmiştir: “Gördüğüm rüyaların hepsi de suyla ilgiliydi. Birinde köpek balığı avlıyordum, ötekinde deniz dibine dalmışken, kocaman balıklarla karşılaşıyordum. Bir diğerinde şiddeti bir yağmur yağıyordu, sonuncusunda ise bir yelkenli ile dolaşıyordum.”

Bu rüyaları gören öğrenci cevap olarak, “Alfabe” demiş ama Dement’in istediği cevap “Su” idi. İngilizce’de H’den O’ya kadar anlamına H to O derken kullanılan “to” edatı ile “iki” anlamına gelen “two” kelimelerinin okunuşları aynıdır ve böylece Dement, öğrencilerinin, suyun kimyasal formülünü bulmalarını beklemişti.

Önemli olan rüyayı gören kişinin “çiçeği” koparıp koparmaması değil, çiçeğin nereden geldiğidir. Nerede yaratılmaktadır? Şimdiye dek “Beynin bir bölümü” dedik; ama “yöntemleyen” ya da “mekanizma” daha uygun terimler olmaz mı? Rüyada problem çözme yöntemi, uyanıkken problem çözme yöntemiyle bir midir? Rüyada çözümlerin dramatik bir şekilde sunuluşu, bunun, uyanıkkenki mekanizmadan farklı olduğunu ortaya koyuyor.

Rüyaların çoğunun oluştuğu hızlı göz hareketleri dönemi (REM) uykusunun, önemli fizyolojik ve psikofizyolojik rolü vardır. Bu rolün tam olarak ne olduğunu açığa çıkarmak için bir çok incelemeler yapılmıştır ve üzerinde kuvvetle durulan bir seçenek şudur:

REM uykusu sırasında beyin, yakın geçmişte alınan bilgileri depoya kaldırmadan önce analiz eder ve böylece organizmaya, yeni uyarıcılara ulaşmak için bir fırsat verir. REM uykusunun varsayılan bu rolünün, doğru yanıtları bulunduran rüyalarla ilgisi olduğu düşünülmektedir. Bazı yazarlar, rüyaların REM uykusunun amaçsız yan ürünleri olduklarını öne sürmüşlerdir. Problem çözen rüyalarla ilgili olarak aktarılanlarla, tüm rüyaların bir şeyler çözümledikleri ileri sürülmese de en azından bazılarının, gerçekten amaçlarına ulaştıkları belirtilir. Problemlere doğru yanıt getiren rüyaların tümünün REM uykusu sırasında olduğunu söyleyebilmek için de daha derin araştırmalar gerekmektedir.

Burada sunulan örneklerde, uyuyan kişi, hep tam “çiçek” ortaya çıktığında uyandı. Bu bir rastlantı mı, yoksa “beynin bir bölümü” doğru yanıtı fark eder etmez kişinin çözümü anlayıp hatırlaması için uyanması gerektiğini bir rastlantı mı, yoksa “beynin bir bölümü” bir annenin, etrafındaki gürültülere aldırmadan uyuyabilmesine karşın, kendi bebeğinin ağlama sesini duyar duymaz, uyanmasına neden olan bölümle aynı mıdır?

Pratik amaçlar için herhalde en önemli soru, rüyalarınızı uyanıkkenki düşünceleriniz kadar dikkatle ele alıp almadığınız ve bunların içinde problemlerinize çözüm arayıp aramadığınızdır. Acaba gerekli önemi yöneltirseniz, doğru yanıtları bulma şansınız artar mı?

Morton SCHATZMAN

www.yorumsuzblog.net.tc

Kaynak: Bilim ve Teknik Dergisi – Aralık 1983
New Scientist’den çeviren: Gül KESKİN

(Bilgi notu: Hiç okumayanlar ve tekrar okumak isteyenler için yayınlanmıştır.. Önceki yayınlanma tarihi: 16.12.2006)

Reklamlar

4 Responses to “Sorunlarınızı Uyurken Çözebilir misiniz?”


  1. 1 kenan 3 Mayıs 2008, 5:46

    Yüce Allah dilediği kimseye bir çok vesileyle yardım edebilir. Önemli olan nimet vereni görmek, açılan kanalı daha iyi nasıl değerledirebilirim çabasında olmaktır…

  2. 2 öylesine 3 Mayıs 2008, 9:10

    Bazı hallerde rüyalarda olayların çözüleceğine şahit olmuşumdur.. zaten hayattta çok örneği de var; yazılmış, tarihe geçmiş rüyalarda… Kur’an-ı Kerim’de de pek çok rüya vardır..

    bendenizde 11 sene evvel çok revaçta olan sınırların ötesinden yazılmış kitapları okumuştum….
    bir kitabında başımıza gelecek olan foton kuşağını anlatmıştı.. öyle korkunç bir tablo çizmişti ki korkumdan uyuyamaz olmuştum…
    rüyamda bir arabanın sağ arkasında otururken kendimi gördüm.. karanlıktı.. ve araba pencerem sadece hep açtığım gibi bir parmak açıktı… ve görünmeyen bir meleğin sesi olduğunu anladığım ses şöyle dedi..
    “korkma..! öyle olmayacak.. aynı arabadaki gibi olacak dedi..”

    bundan sonra bende o korku kalmadı.. çünkü bu bana verilmiş en güzel cevaptı… zira allerjimden ve havasız kalmaktan korkmam yüzümden arabada daima yaz-kış aynı açık camla gitmeyi seviyordum… bu şu demekti; havasızlığın baskısını hissedecektik ve o sıkışıklık olsa bile zarar görmeden güvenle atlatacaktık..
    aynı yazarın başka bir kitabında elohimlerin, tevratın ilk kelimesi olduğu yazısı vardı.. kalbimde acaba demiştim acaba..
    ve o gece hayatımın rüyasını görmüştüm… hayır ikaz çok büyüktü.. sadece la ilahe illa Allah vardı…
    yanı soru kalpte iz bırakıyorsa; cevap ta o derece kuvvetle geliyordu…
    bugün içinde elohim geçen yazılardan bahseden her kitaptan uzak duruyorum, bu rüyam sayesinde çok şükür..

  3. 3 Zekeriya BAĞCI 13 Mayıs 2008, 12:24

    “Rüyaların gerçek hayattaki problemlerimizi çözümlemeye ışık tuttuğunu nasıl ispatlayabiliriz?”

    Kişi problemlerini çözmede gelebilecek yardımın kendinde olabileceğini, bu problemi kendi içselinde aşabileceğini murad ettiyse şüphesiz bu konuyla ilgili bilgi ona rüyada gösterilir. İstihare namazı gibi.
    Çünkü problemle iligili çözümler probleme en yakın noktadadır.

    Şayet kişi gelebilecek yardımı tüm sistemden bir yerlerden bir sebep olup olabileceğini murad ettiyse bu sefer sistemdeki kendi dışsalından bir çözüm sunulacaktır. Ancak dışsal da gelmesini murad edenler kendi hakikatlerini bilemedikleri için dışsaldan gelen çözümler biraz daha meşakkattli olmaktadır.
    Şimdi burada pek çok kardeşimiz var sorunları çözmede kendilerine, kendi içselliklerine yönelirlerse ilham yollu bilgi gelecektir. Ya da burada herhengi birinin bir yazı için yaptığı yorumdan gelen hitabı hemen görüp alacaktır. Bu sistemin çalışmasıdır, burada kişinin ne dini ne mezhebi ne de ülkesi engel teşkil etmez.

    Kişinin kendini tanıması yönündedir bütün öğretiler.

    Allahümme eınni ala zikrike ve şükrike ve hüsnü ibadetik.

  4. 4 edeniz 13 Mayıs 2008, 4:29

    Çok Değerli Büyüklerim, benim en çok ettiğim dualaradan birisi ”Allahım beni yeryüzünde en sevdiğin insanlarla yakınlaştır” idi (ÜSTAD’DAN)

    Şimdi başıma gelen en hayırlı işlerin başında, sizlerle olan etkileşimim
    olduğuna inanıyorum.. Elhamdülillah..

    Kısa bir seyehate çıkıyorum aile Büyüklerini ziyarete ve içim buruk, sizlerden uzak kalacağım 10 gün kadar diye, tüm samimiyetimle söylüyorum:(
    Yazıları okuyabilirim dönünce ama, Çok Değerli Yorumlarınızı nasıl okurum, onun çaresini düşünmekteyim yani Saygıdeğer Yönetim yorumları da saklıyor musunuz? Döndüğümde bulabilecek miyim?
    Yine fırsat ve internet bulursam giricem ama giremezsem:..(

    ***Allahümme eğinniy ala zikrike ve şükrüke ve hüsnü ibadetik(100)
    la ilahe illa ente subhaneke inni küntü minez zalimi(y)n(300)
    kuddusüt tahiru min kulle suin(300)
    rabbiy zıdniy ilmen ve fehmen ve imana(300)
    sonrasında 3600’ar defa MÜRİD;NUR;KUDDÜS;FETTAH***

    Bi’iznihi sizlerle olamasam da Çok değerli Üstad’ın tavsiyesinden çıkmadan devam edicem kül olana dek.
    Haddimi aştıysam affola..
    Görüşmek paylaşmak üzere Hoşçakalın


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: