Koşulsuz Sevgi

O, koşulsuz sevgidir, AŞK’ın kendisidir. Herkes için, her şey için, her anda ve her yerdedir…
Ama O’na ulaşabilen, cemalini görmeyi hakedenler de koşullara uyanlardır.
Öyle olmasaydı adalet de olmazdı…
O, bütün cömertliğiyle kendisine ulaşmaları için yol göstermiş kullarına. Kitap indirmiş. Elçileri vasıtasıyla sonsuzluğa ulaşmanın yöntemlerini anlatmış. Şartlar koymuş ki kullarının işi daha kolay olsun, yoldan sapmasınlar…

Gelin görün ki Allah ile olan bağımızda -cennet umudu ve/veya cehennem korkusu ile- bu şartlara uymaya çalışan biz insan(sı)lar diğer(!) insanlarla olan bağlarımızda tuhaf bir şımarıklık hatta haddini bilmezlik içindeyiz.

‘’Ne yaparsak yapalım, ne kadar saygısız olursak olalım yine de Allah bize cemalini göstersin ve ödüllendirsin,’’ demeye cesaret edemiyoruz belki ama bunu bizi sevenlerden, en yakınımızdakilerden beklemekte her hangi bir sakınca görmüyoruz…

Peşinde olduğumuz sevgiyi –kendimizce- elde ettikten, yani karşımızdaki insan bize kalbini açtıktan sonra, bekliyoruz ki ne yaparsak yapalım bizi hep ve koşulsuz bir şekilde sevsin. Onu adeta cezalandırıyoruz bizi sevdiği için…

Çoğumuzun koşulsuz sevgiden anladığımız bu…

Biraz ilgiyi, şefkati, nezaketi, saygıyı esirgiyoruz en yakınımızdakilerden.

Bu bazen eşimiz oluyor, bazen bizi çok seven bir dostumuz, bazen de çocuğumuz…

Dışarıdaki insanlara olanca şirinliğimizle, nezaketimizle, saygıyla yaklaşırken nedense en yakınımızda olanların kalplerini kırmaktan kaçınmıyoruz. Nasılsa onlar bizi her şeye rağmen seviyorlar ya…

En sonunda bu duruma daha fazla dayanamayan sevenimiz celallenince, ya da çekip gidince hayatımızdan ‘’Bu kadar mıydı senin sevgin?’’ diyebiliyoruz…

Oysa ki nasıl ‘’ne yaparsak yapalım, ne kadar saygısız olursak olalım yine de Allah bize cemalini göstersin ve ödüllendirsin,’’ diyemiyorsak ve Allah’a ulaşma yolunda belli kurallara uymalıysak, insanlarla olan ilişkilerimizde de aynı özeni göstererek emek ve çaba harcamalıyız…

Bize sunulan sevgileri bu kadar kolay harcamamalıyız…

Kuldan kula olan ilişkilerimizde hoyratça gönülleri yıka dururken, ibadetlerimizde Allah’tan bize şefkat göstermesini dilemek bana müthiş bir bencillik ve kendini bilmezlik gibi geliyor.

(Belki, Allah’tan bize şefkat göstermesini istemeden önce, -kırdığımız gönüllerin farkında olalım ya da olmayalım- kendi içimizdeki şefkati açığa çıkarmaya yardım etmesini dilemek daha doğru olur… )

Yunus Emre’ye bırakıyorum son sözü, gönül kıranlardan değil gönül yapanlardan olmamız dileğiyle:

Bin kez hacca vardun ise bin kez
kaza kıldun ise,
Bir kez gönül sıdun ise gerekse yüz yıl yol dokı
Gönül mü yeg Kabe mi yeg eyit
bana aklı eren,
Gönül yegdür zira ki Hak gönülde tutar durakı.

(Bin kez hacca gitsen, bin kez kaza namazı kılsan bir gönül yıktıysan yüz yıl yol tepsen yararı yoktur. Gönül mü üstün, Kabe mi üstün, aklı eren söylesin. Gönül Kabe’den üstündür, çünkü gönül Hakk’ın durağıdır.)

Angorya
www.yorumsuzblog.net.tc

Reklamlar

6 Responses to “Koşulsuz Sevgi”


  1. 1 hayri 2 Nisan 2008, 7:07

    Resulullah Muhammed Mustafa(s.a.v.) evrenimizde kendini seyrde, kendine isaret ettigi Allah ismiyle isimlenen mutlak varligin sevgilisi mi?, yoksa SALT SEVGIsinin tezahürü mü ?

    Varligin “hakikati muhammedi” adiyla seyri, algilanisi kosulsuz sevginin geregi mi?.. Her sey asktan yaratilmistir sözünün anlami; Varligin mayasinin ask, evrensel sevgi(duygusal degil)dir derken, acaba kendini, ilmindekileri, kudretiyle seyretme iradesidir mi demek istemisler?..

    Alemler ismiyle algilanan seyredilen ASK zatin sifat ve esmasiyla hayalinda yansimasina verilen ad midir yani Bizzat kendisi midir?…..

    Belki yazida verilmek istenen mesajla alakali olmayabilir ama “kosulsuz ask” kelimesini görünce aklimiza bu sorular düstü… Kosulsuz aski idrak ile yasamak dilegiyle….

  2. 2 Ayşen 2 Nisan 2008, 9:34

    Koşulsuz sevgi diye bir şey var mıdır.?
    Bence yok.
    Belki de sadece yaratan bizi koşulsuz sevebilir. O zaman var.
    Yaratıcının celali de aslında sevgisini bir tezahürü müdür? Yoksa sadece kendi isimlerini bizde seyri midir? Yoksa her ikisi de aynı şey midir?

    Aslında biz her zaman bir kul olacağımıza göre herzaman istesek de istemesek de koşullu mu seveceğiz?

    Ay bir dakika, kafam karıştı benim?
    Ne olacak şimdi?

  3. 3 Zekeriya Bağcı 2 Nisan 2008, 3:04

    Sevgili Angorya;

    Sevgi yürekten kaleme böyle dökülür ama çoğu zaman da, vasıta kaynağındakini tam yansıtamaz, yansıtsa da karşının idraki kadardır. Hal böyle olunca da yalnızlık dem vurur ve seni ancak sen anladığını bilirsin. Sebep ferd oluşumuzdan yani her bir manayı ayrı ayrı ortaya koymak üzere var olduğumuzdan ötürü bu böyle hep aynı şeyleri düşünen kişiler olamaz. Ne kadar esma varsa ve bu esmalardan sonsuz bir denklem kurulmuş formüller zinciri akıp gidiyor.

    Ferd olarak bakarsak çokluk aleminden (kesretten) failin fiilerine ve görünümüne takılabiliriz. Kolay olan (Vahdetten) TEK’ten çoka bakabilmek,bu bakışı muhafaza edersek seven sevilen arasında ki muhabbet dile gelir.
    Karşındakini fail görürsen fiili de zorumuza gider. Allah kolaylaştırsın cümleye ve bize.
    Varmak istediğimiz yere karar kılmamız ve yapmamız gerekende gerisini kolaylaşmış olmasını dilemek.
    (İstikâmette sadakât, “ama” ve “fakat”ların terki nisbetindedir.. AHMED HULUSİ )
    Aynaların arkası siyah sırla kaplanır çünkü bakan kendini seyretsin diye.
    Ayna kim ?
    Seyreden kim?
    Seven kim?
    Sevilen kim?
    Sen kimsin ben kimim?

    (Senin olmadığın yerde ne arar “ben”..?

    “Sen”im ben!… Sen, diye bakma bana. AHMED HULUSİ )

    SELAM üzerinize olsun.

  4. 4 Filiz* 2 Nisan 2008, 3:12

    Bence: eger Allah ile isaret ettigimizin kosulsuz sevdigini kabul etmis isek, “O”nda fena olmus “O”landa da kosulsuz sevgi aciga cikar… BENlik yok olmus, ortadan ikilik kalkmis… Cokluk yok olmus TEKlik yasanmakdadir… TEKligin oldugu yerde “digerleri” dediklerimiz yok ise kosullar da yokdur, bizim sevgi diye adlandirdigimiz sevginin manasi bambaska olur… filizce

  5. 5 veysel 2 Nisan 2008, 7:02

    Bazen öyle haller alır ki içimi, tanıyamam kendimi. Ben kimim? sorusu çıkar etrafımı sarar. İçimdeki gizliliği çözebilememişlerden olmamdan kaynaklanmış olmalı ki, hiç aklıma gelmeyecek, yapacaksın deseler o şeyi, öfkeden zehir püsküreceğim şeyleri yapınca sus pus oluyor kabuğuma çekiliyor yok olmak sır olmak istiyorum.

    Bunlardan biri sinirlerine hakim olamamaktır. Belki de benim yararıma oluşan ve sonuçlanan bir olaya benim haberim olmadan geliştiği için öylesine kızıyorum ki. O an ne yaptığımı, ne düşündüğümü bilmeden hareket ediyor, kırıyor, döküyor, bağırıp çağırıyorum ve en önemlisi karşımda duran ve benim için birşeyler yolunda gitsin diye çaba sarf eden kişileri hiçe sayıp kalplerini kırıyorum. Farkında mıyım? Bilerek mi yapıyorum? Annem, babam, kardeşim ya da yakın arkadaşım her kim olursa olsun, kalbini kırdığım canını yaktığım benim gibi duyguları olan biri değil mi? Ahını aldım belki de.. Belki de bir ömür onun acısıyla ondan kaynaklanan cehennemimde yanacağım. Özür dilerim anne. Özür dilerim baba. Özür dilerim kardeşlerim. Özür dilerim dostlarım. belki de bir hiç uğruna YAKTIM CANINIZI, belki de bencilliğimden. Bunları yaparken hadi sıradan günler geçiriyor olsam eyvallah derdim belki.

    Oysa bu öyle değil. Öyle bir zamanda çıkıyor ki içimdeki öfke (ama nedeni belli değil) tam da; hani ya ben de insanları seviyorum, nedenmiş DEDİKODU, nedenmiş İKİYÜZLÜLÜK, nedenmiş ÇIKAR KAVGALARI, nedenmiş nefret. SEN KİMSİN Kİ KARŞINDA DURANDAN NEFRET EDESİN? SEN KİMSİN Kİ YALANLA HİLEYLE KİMİN MALINI ALIP KİMİ ALDATIYORSUN? Zamansız yani!!! Bak burada olay bitti şimdi yalnızsın. Odana kapandın belki. Belki de uzak biryerlerde tek başına gezeliyorsun. Ne yaptım ben, sorusu içini kazımaya başladı bile. İyi düşün!. İyi karar ver!. Kırdığın her gönül belki de YÜZÜNE MÜHÜRLENEN BİR ÖMÜRDÜR!!. İyi düşün!. Sen bunları değil, çok daha fazla güzellikleri HAK ediyorsun. Bu yüzden hiç kimseden gitme! Kimseye küsme! Sen uzaklaştıkça EKSİLİYORSUN.

    Ve eksildikçe UZAKLAŞIYORSUN. YAKINLAŞMAYA İHTİYACIN VAR SENİN, SEVGİYE, ŞEFKATE, İLGİYE, SIRADAN DEĞİL- SONSUZA DEK SÜRECEK BİR GERÇEĞE İHTİYACIN VAR SENİN. YAKLAŞ. YAKINLAŞ, GÖNÜL ÖYLE DERİN YERDİR Kİ, İÇİNE GİRDİNMİ ÇIKMAK BİLMEZ HATTA İSTEMEZSİN. Çünkü içine girdiğin gönül senin! Bir başkasının olamaz. Çünkü bir başkası diye birşey orada kalmaz.!

  6. 6 özde 6 Nisan 2008, 10:12

    Sevgili Dostlar,

    “SEVGİ; şerri en az olan duygudur..” diyor ak saçlı Bilge..
    Koşulsuz sevginin hasılası, takdirde varsa Aşk olsa gerek,
    Aşkın sözü çoktur ama tarifi yoktur, ancak yaşayan bilir diyor gönül ehli..
    Aşk’ı bilenlere yaşayanlara, aşıklara selam olsun…

    Aşk, Allah adıyla işaret edilenin; VEDUD esması..

    (Mesneviden)

    AŞK, yüzünden elbisesi yırtılan,
    Hırstan ayıptan adamakıllı temizlendi…

    Ey Aşık!..
    AŞK Tur’un canı oldu,
    Tur sarhoş…
    Musa düşmüş bayılmış…

    Habibullah ne demektir, ‘Allah’ın Sevgilisi’ nitelemesinden ne anlaşılmalıdır? Makam-ı Mahbubiyet, sadece Efendimiz’e mi özgüdür?

    Muhabbet asla tek taraflı olmaz. Mutlaka karşılıklı olur. Mahbub hub olarak görülen, güzel olarak görülen yani sevilen demektir. Cenab-ı Allah’ın sevdiği Muhammed (s.a.v.)’dir.

    “Muhammed’dir Cemal-i Hakk’a mir’at
    Muhammed’den göründü kendi bizzat”

    “Bilmek istedim alemleri yarattım, bilinmekliğim istedim ademi yarattım” Kutsi hadisine
    “Sevmek istedim alemleri yarattım, sevilmek istedim ademi yarattım.” şeklinde bir mana yüklemişse yaradan… buna paralel olarak, her şeyin orjininin SEVGİ olduğu, sevginin hasılası olduğu anlaşılır…

    Ölüm ve sonrası kabir alemi… ve sonrası kıyamet… ve sonrası mizan… ve sonrası sırat… ve sonrası… cennet veya cehennem… ve sonrası için Sevgili Abdülkerim Cili (k.s.) şöyle diyor;
    “Nihayet Cehennemde cırcır otu biter ve azap son bulur..”

    Çünkü “Allah’ın Rahmeti, Gazabını geçmiştir..”

    Doğrusunu ancak Allah bilir…
    Sevgi ve saygılarımla…


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: