SınaMA..

Hiçbir insan bir başka insanın sınanması için “gönderilmez”.

Eğer öyle olsaydı; bazı insanlar “özel imtihan görevlisi” olur, diğer insanlar da onu fark ettikçe yüceltirler ve zamanla tapınmaya başlarlardı… Özel görevliler yokken bile insanların birbirine “tapınması” durdurulamazken…

Dünyâ yaşamı için dini kaynaklarda kullanılan “imtihan” kavramı; insanın nimetlerle gelişmesi, sonsuz hayata hazırlanması için geçireceği sürecin adıdır. Bu durumda nefsimizin hoşuna giden “iyi” olaylar da nefsimizin hoşuna gitmeyen “kötü” olaylar da “geliştirici” sistemdir. Bu gerçeğe OKYANUS’UN ÖTEKİ TARAFINDA yaşayan AK SAÇLI BİLGE (kelimeler benim anlatımıma göredir) şöyle işaret etmişti:

Elması ancak elmastan daha sert bir şey yontabilir. İnsan bu dünyaya yontulmak ve güzel şekil almak için gelmiştir. İnsanı diğer insanların verdiği eziyetler yontarak şekillendirir ve sonsuz yaşama hazırlar.

(1995’li yıllarda Antalya’da ‘Cuma sohbetleri’nden bu kadar bir bölüm hatırlıyorum, orijinali ses kasetlerinde ya da yazıya geçmiş halde bulunabilir.)

Sistem budur fakat bu “okunan” sistemdir. Halk okunamayan sistem içinde yaşar. “Kötü” davranış yapana; aferin sen sistem gereği iftira atıyorsun diyemezsin… Denilmemiş. Denilemez. Her doğru her yerde söylenmez… Aynı zamanda okunamayan sistemin “efsane”leri de Allah Sistemi’ni anlatırken örnek olarak kullanılamaz… Kullanılırsa, bazı okuyucular sükût-u hayale uğrar…

Efsane örneklemeler bazılarını ISIRGAN OTU gibi kaşındırırken, çoğunluğa GÜL KOKUSU etkisi yapabilir.

Dünya yaşamımızdaki; her an ve her olay, her birimi her an “mükemmelleşmeye” doğru itmektedir.
Bunun nedeni Allah’ın her an “güzelleşmesi” olarak mecazlandırılmış “Hakikat” ehillerince…

Allah’ın sistemi olan İslâm’da her hangi bir eksikliğin ve fazlalığın olmadığını “okuyabilme”nin adı “Allah’ın ahlakı” ile ahlâklanmaktır.

Okuma’nın birinci kuralı; (Hz. İsa)…
Görevimiz, içinde bulunduğumuz toplumun “yerel ahlak anlayışı” şartlanmalarıyla ters düşmeden, Allah ahlakı ile “iç dünyamızda” her olayı değerlendirebilmektir.

Özel olaylar genel olamaz.
Nice insan vardır ki çevresine her türlü iftirayı atar fakat attığı hiçbir iftiranın “aynısını yaşamadan” ölür. Bu dahi genel bir kural olamaz…

Başkasında bulunan kusurun yaşanmadan ölünmemesi hakkındaki hadiste daha derin anlamlar olmalıdır…

Yontucu olmamak
Sadece yontulmak
Fakat
Gelin beni yontun demeden yontularak
Hamlık’tan pişkinliğe
Pişkin’likten Yanma’ya ulaşmak
Ne güzel…

Isırgan & Gül
www.yorumsuzblog.net.tc
urtica.rose@hotmail.com

(Bu yorum ‘Belalarla Sınanmak’ başlıklı yazıya yapılmıştır.)

Reklamlar

5 Responses to “SınaMA..”


  1. 1 hayri 22 Ocak 2008, 3:26

    Sevgili ısırgan & gül, güzel tesbitleriniz icin tebriklerimi sunarim, bu arada bize de sorgulama kapisi acan “hic kimse kinadigini yasamadan ölmez” mealinde bize intikal eden hadisle ilgili tesbitlerinizden farkli bir düsünce olustu söyle ki;
    bu hadiste anladigim kadariyla bir sinirlama, özelleme yok tipki, ‘her nefs ölümü tadacaktir’ da oldugu gibi… Ve bu yasanilacak, tadilacak olayin o birim tarafindan yasanilacagi söylenirken, bunun baskalari tarafindan da algilanacagindan bahsedilmiyor, yani kendi ic dünyasinda yasayabilecegi bir olgu olabilir. Nitekim kisi ölüm ötesine gecerken tüm yasadiklari bir filim gibi gözünün önüne gelir, (sanki tekrar)ini yasar.. Ve bu (sanki tekrar) yasaminda tüm yasami boyunca ayri gibi görerek sevdigi, itip kaktiklari figürlerin ‘kendi’si oldugunu algilarsa, yani kinadigi ya da iftira attiginin hakikatte kendisi oldugunu farkederse o anki algiladigi ne olur!!!???… diye düsündüm..

  2. 2 veysel orhan 22 Ocak 2008, 8:01

    Yorum bizim doğal halimiz. Yaradılış amacımız sanki. Gördüğümüz, duyduğumuz, düşündüğümüz, adını koyduğumuz, kendimize bir eş saydığımız, hayatımızda olan herşey, hayatımıza giren ve girebilecek her nesne ve daha bilmem ne… Bilmem kim… Ama neden her ne ise bizim ilk yapabildiğimiz onun hakkında yorum yapmaktır. Yorum yapmak ya da yorumlamak. Karşındakinin iyisini, kötüsünü, eksiğini, gediğini, açığını, gizlisini, onun hakkında bildiğini, bilmediğini dillendirmek. bilerek ya da bilmeyerek, sadece kendini iyi hissetmek amaçlı ya da ego tatmini ya da ben oldum! benim işte demek veya dedirtmek için yaptığımız, ucu bucağı nerelere uzanır gider diye düşünmek bile istemediğimiz YORUMlar. Sustuğu zaman dillerimiz, inan dillenir yüreğimiz. O zaman çığlık olur hakikat bedenimizde. Ben öylesine yalnız, öylesine biçare ve öylesine hasretim ki…!!! Keşke demek istemiyorum. Çünkü efendimiz, iyi değil diyor.. İnşallah diyorum, inşallah… Gelir o günler de. Her an ayrı bir ŞAN ise, elbet yaşanacak ne ŞANLAR vardır, KİM bilir…
    Saygılarımla. Veysel Orhan

  3. 3 saim 22 Ocak 2008, 9:12

    “Hiç kimse kınadığını yaşamadan ölmez.”

    İÇSEL YORUM:
    Buradaki ölmeyi “ölmeden evvel ölmek” manasında değerlendirelim. “Ölmeden evvel ölmek” isteyende kınamanın kalkması lazım.
    “Kınadığını yaşamanın” manası işin hakikatını öğrendikten sonra (Allah’a erdikten sonra) kınananın, kabullenilir, kanıksanır hale gelmesidir. Kınamanın kalkıp; yerini rızanın almasıdır.
    Özetle; hiç kimse kınadığını kabullenmeden (rıza makamına) ulaşmadan ölmeden evvel ölemez, Allah’a eremez. Çünkü var olanın Allah, açığa çıkanın da Allah’ın manaları olduğunu bilmeyip; kınayan, kızan aslında KİMİ kınamaktadır ki; bu kişi bu haliyle nasıl Allah’a erecektir?!..

  4. 4 kenan 22 Ocak 2008, 10:12

    Ya hayyu ya gayyumu la tekilnii ila nefsii tarfeta aynin ve aslih li şe’nii kullehu

  5. 5 saim 22 Ocak 2008, 10:59

    “Hiç kimse kınadığını yaşamadan ölmez.”

    2. İÇSEL YORUM:
    TEK’liğe eren kişi de ben, sen, o gibi çokluğa ait kavramlar kalmaz. Önceleri birimsel benliğini var sayarak, kınadığı yaşamları; şimdi, MUTLAK BEN’liği ile yaşadığını anlar. Çünkü “ölmeden evvel ölmüş” Allah’a ermiştir.


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: