Beyin Fırtınası (14)

Konu: PUT
Mekke Müşrikleri putlara tapmakta idiler. Helvadan, Taştan, Ağaçtan, Hamurdan putları vardı. Bir olan Allah’ı tanımalarına set çekti putları.

Kâbe; Nübüvvetin başlamasından Mekke Fethine kadar Putlarla dolu idi. Fetih Günü Efendimiz(s.a. v.) hepsini kırıp dışarı attı. Büyük Puta sıra gelince Hz. Ali (k. v.) ye : ”Omzuma çık onu kır” buyurdu. Ali (kv) Rasülümüz (a. s.) ın omzuna bastı ve büyük putu yerle bir etti. Artık Kâbe’de putlar olamayacak; arınmış Kâbe kıblegah olarak Tevhid-Teklik yaşanacaktı…

Asr-ı Saadet; geçmiş zaman değil; ANın nasıl yaşanacağını, Tevhide-Tekliğe nasıl varılacağını tasvir eden evrensel bir süreç.. Bu doğrultuda tefekkür edelim:

1– Bugün bizim bilincimize egemen olan; şirk oluşturan putlar nelerdir? Helvadan, Hamurdan, Ağaçtan, Taştan putlar; neleri sembolize eder?

2– Kâbe’nin putlarla dolu olmasını bilincimiz açısından nasıl anlayalım?

3– Uzun bir süreçte putlar temizlendi. 23 yıllık bu süreci kendi hakikat yolculuğumuzda nasıl düşünelim?..

4– Büyük Put nedir?

5– Büyük Putu Hz. Ali(kv) nin kırmasında nasıl bir mana mevcut?

YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..

(Önemli hatırlatma: Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.)

www.yorumsuzblog.net.tc


BEYİN FIRTINASI:

Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi.

Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.

Disiplinli ama baskıcı olmayan bir yaklaşımla; basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler oluşturmak için grup sinerjisini kullanmayı amaçlar.

Uygulama Adımları:
Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.
– Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır.

Prof. Dr. Nüket Yetiş
TÜSSİDE Başkanı

Reklamlar

14 Responses to “Beyin Fırtınası (14)”


  1. 1 Gül 22 Ekim 2007, 11:21

    1- Gönlümüz yani bilincimiz Kabe ise; gönlümüzdeki putlar; Allah rızası için kazanılmayan para, Allah rızası için sevilmeyen eş dost, arkadaş, evlat kısaca Allah rızası için yaşanılmayan hayat kapsamındaki herşeydir.
    2- Kabe’nin yani gönlümüzün, yani bilincimizin putlarla-dünyadaki gelir gider olaylarla dolu olması- hakikate ulaşma yolunda tıkanıklıkların olduğunu gösterir.
    3- 23 yıllık bu süreç ömrümüz boyunca bir mücadelede olmamız gerektiğini vurgulamaktadır.
    4- Büyük put, kendimize varlık verip irade sahibi olduğumuzu düşünmemizdir.
    5- Bu hakikat yolculuğuna ancak benlik kavramının yok edilmesiyle başlanabilir. ‘Peygamberimiz şehrin kendisiyse kapısı da Hz. Ali (k.v.) dir.’

  2. 2 faik 22 Ekim 2007, 11:26

    Kabe insanın gönlü, şuuru, bilincidir. Büyük put nefs, benlik putudur. Diğer putlar benlik putundan ürer. Ali (kv) Rasülümüz (a. s.) ın omzuna basıp büyük putu yerle bir etmesi Hakikati Muhammediyeden açığa çıkan hakikat ilminin benliği yok etmesidir.

  3. 3 metin 23 Ekim 2007, 1:25

    1- Bugün bilincimize engel olan putların; para, seks, önderlik hissi, etraf ne der gibi ve bunlara benzer bizi bedenselliğe iten duygulara neden olan kavramlar olduğunu düşünüyorum.

    2- Kabenin putlarla dolu olması; “Allah ismi ile işaret edilen”i idrak edemeyip hala yukarıda bir tanrı var sanısından kurtulamadığımız için bilincimizi şirk düşüncesinden arındıramadığımızı yani hala necis olduğumuzu ifade ediyor.

    3- Uzun bir süreçte putların temizlemesini; hakikatimizi idrak etmeye çalışma yolculuğuna başlamamızdan itibaren girdiğimiz, “Allah ismi ile işaret edilen”e iman etmemizi engelleyen nefs, tabiat ve şartlanmalarımız ile mücadele sırasında tek tek kırmamız gereken putlar olarak algılayabiliriz.

    4- Gönül kabemizdeki tüm putları temizledikten sonra kırmamız gereken en büyük putun Benlik putu olduğunu düşünüyorum. Tüm putları temizlemiş olsak bile kendimizi hala bir birim olarak hissetmemize sebep olan, “Allah ismi ile işaret edilen”den ayrı bir varlık olduğumuz zannını bize hissettiren ve varlığını Rububiyet mertebesinden alan BEN kavramının aslında bizim benliğimiz değil, kaynağını “Allah ismi ile işaret edilen”in ‘DATA’ sından alan TEK BEN e ait bir hissediş olduğunu idrak ederek, Ben kelimesi ile iradesini ortaya koyduğumuzun Allah’ın iradesi olduğunu hissediş halinin bizde açığa çıkmasını sağlayarak en büyük put olan Ben putundan kurtulmak!…

    5- Büyük putu Hz. Ali’nin kırması ise Benlik putunu ancak Akıl ve İlim yolu ile kırmayı başarabileceğimize işaret ediyor.

  4. 4 filiz54 23 Ekim 2007, 8:52

    1- Hic bir sey put degildir, tumu ilerlememize arac olarak kullandigimiz degerlerdir.. Tum bu degerleri ne vakit sahiplendik; put olarak karsimiza cikar, yanimizda ilerlememize yarayan her deger, bu sefer kirmamiz, asmamiz, yok etmemiz adi altinda asilasi olurlar karsimizda, sistem geregi sanki..

    2- İnsanin evi; ister Kabe diyelim, ister kalb, gonul, ister yoneldigimiz hedefimiz diyelim kendine ait, kendi olusturdugu yaraticilikla dolmamissa, oradan buradan aldigi ilim ile, tanrisal (bir ben bir de sen anlayislari ile) dolmussa bilincimiz, evimizde ne varsa onu zikir ettirecektir.. Gonlumuze, Kabe'(m)ize koydugumuz anlayis bilincimizde yasayacagimiz yasam sekli demektir sanki.

    3-Kur’an’i okumak acisindan bakarsak ”23 yil” genc bir yasi simgeledigini (Rabbimi genc bir delikanli suretinde gordum), hazim yonunden bakarsak ”23 yil” uzun bir asama donemi gerektirdigi icin hosgoru, anlayis, suskun olma, seyr vs… konulari icin yavas yavas gitmemiz icin guzel bir hatirlatma oldugunu, 2 (ikiyi) 3 (tek sayi) yapma yolunu vs. bircok ornek uretebiliriz, kendimizi gelistirecek her donanim icin Fatiha’yi cozmemiz yeter sanki..

    4-Sahiplenme, sahiplik duygusu, ‘sahibim’ dusuncesi sahiplige dair her duygu ve dusunce en buyuk olusturdugumuz, ‘yoku var gosteren’ yerinde saymakligimizdir sanki.. Cozumu; FAKR.

    5-İlim her derde deva, ilim hep ozde bulunan hazir asker, ilim senden sana dogan idrak gucu, ilim sahiplenmeye izin vermeyen vicdan sesi, ilim anlayisimiza gore esneklik gosterip amacindan yine de sapmayan sistem.. Her kaba gore sekil alabilen, yaraticilikda sınırın olmadigi sonsuz anlayis..
    Tum bu anlatiklarimi ve daha fazlasini Hz. Ali ile butunlestirdigimde yasayan efsane olmayacak, ortaya konmussa yasanacaktir… Rasulullah’in sozu yine bize isik; Hz. Ali’ye;
    “Sen ALLAH’a aklı ile yakîn olanlardan ol”
    * * *

    -ALLAH vardı ve O`nunla birlikte hiç bir şey yoktu!.
    Yani âlem, insan, varlık, melek, cin, ins vs. yoktu… Sadece Allah vardı!.
    Açıklamadan çıkan birinci manâ bu!.
    Ama aynı cümleden anlaşılan başka mânâlar da var elbette…
    Hz. Ali`ye geliyor ve diyorlar ki; Rasûlullah şöyle şöyle buyurdu…
    Hz. Ali, bir an duruyor ve
    -El AN öyledir!.. diyor.
    “Allah var idi, O`nunla beraber bir şey yok idi”.
    ***

    “Âmentü billah” dendiği zaman, “B”nin buradaki işaretinin “ALLAH” isminin anlamını gerçek ve mutlak mânâsıyla anladıktan sonra; kendinin, “ben” dediğin şeyin, “O”nun dışında, ayrı bir varlık olarak var olmayıp; “ALLAH” varlığı ile kaim ve var olan bir yapı olduğuna “İMAN” etmek anlamında olduğu anlaşılır.
    Yani, “Âmentü”, “iman ettim”;
    “B`illah”, mutlak ve gerçek anlamda “ALLAH”ın varlığına; benim kendi varlığımın da, “O”nun varlığı, vücudu ile kaim olduğuna; tüm varlığımın, tüm boyutlarıyla, sadece “O”nun esmasıyla mevcut olduğuna; “O”nun varlığı dışında hiç bir varlık ve özelliğimin olmadığına “iman ediyorum”, demektir bu.
    İşte burada önemli olan husus, Kur`ân dilinde ve Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ın açıklamasında ötenizdeki bir “TANRI”ya iman değil; varlığınızın her zerresindeki; tüm boyutlarınızı meydana getiren “ALLAH”‘a iman üzerinde durulmasıdır.
    Nitekim Hz. Ali`ye atfedilen, “Kur`ân’ın sırrı Fâtiha`da; Fâtiha`nın sırrı Besmele`de; Besmelenin sırrı da B harfindedir” şeklindeki uyarı da bu yukarıda açıklamaya çalıştığımız hakikata dayanmaktadır!..
    * * *

    “Geleceği haber verilmiş bulunan Hz. MEHDİ`nin de Rabbi, ilim sıfatıdır…
    Bu zât da, Hz. Âli gibi İsa Aleyhisselâm`a bağlıdır…
    Sanki İsa Aleyhisselâm`ın iki ayağından birisi Hz. Ali`nin başı üzerinde, ikinci ayağı da Hz. MEHDÎ’nin başı üzerindedir…”
    * * *

    Hz. Ali (r.a.) “Görmediğim Allah’a ibadet/kulluk etmem
    * * *

    Hazreti Ali`nin şu sözü “yakîn” hâli olan “ikan”ın apaçık târifidir…
    “Gözümdeki perde kalksa da yakînim artmaz!”…
    * * *

    İnsanı gerçeği görmekten alakoyan en büyük engel ÖNYARGILI yaklaşımıdır.
    A. HULÛSİ

  5. 5 Turan Gümüşoğlu 23 Ekim 2007, 11:35

    Put egomuzdur. Egomuzu yenmek için yaptığımız savaşı anlatır. Büyük put ise gizli şirk halidir. Büyük putu Hz. Ali’nin kırması Hz. Ali’nin ilmin kapısı olarak anılması ve en büyük putun ilim ile kırılacağına delalet olabilir. Doğrusunu Allah Bilir.
    T. Gumusoglu

  6. 6 ??????? 23 Ekim 2007, 12:52

    1- Bugün bizim bilincimize egemen olan; şirk oluşturan putlar nelerdir?
    Genel olarak söylemek gerekirse binalar, işlerimiz, mevkilerimiz, eşyalar, değerli taşlar, evlatlar, eşler, ana babalar, dostlar, aşklar, istekler vs. vs. yani kısaca maddi ya da manevi olarak var saydığımız her şey bugünkü putlardır.

    Helvadan, Hamurdan, Ağaçtan, Taştan putlar; neleri sembolize eder?
    O günün şartlarına göre hamur bulunabilen bir yiyecek helva ise daha zor bulunabilen, herkesin yiyemediği en iyi yiyeceklerden sayıldığından her ikisinden de bahsederek yemekten çıkışla VARLIK (zenginlik–fakirlik) PUTUNA, ağaçtan olanlar belki takılar, süs eşyaları ya da evler, taştan olanlar ise ilk ihtimal o gün olan binalar diye düşünülüp topluca bir bakışla SAHİPLİK PUTUNA işaret olabilir.
    Tabi o zamanki ibadet-tapınma yerlerinin de taştan olması ve bugünkü halimizde düşünülecek bir yönüdür bu put meselesinin oda ayrı.

    2- Kâbe’nin putlarla dolu olmasını bilincimiz açısından nasıl anlayalım?
    Kabe–Beytullah–ALLAHın evi= Mümin kulun kalbi şeklinde bakarak, sanırım sağlam bir özeleştiriyle putlarımızın listesini yapacak bilinçlerdeyiz, burada teker teker saymaya gerek varmı bilemiyorum.

    3- Uzun bir süreçte putlar temizlendi. 23 yıllık bu süreci kendi hakikat yolculuğumuzda nasıl düşünelim?..
    Uzun ve zorlu bir süreç …

    4- Büyük Put nedir?
    Büyük put BEN lik tir. Ve HZ. Ali’nin efendimiz (s.a.v.) in omzuna çıkmak suretiyle bu putu kırması demek, sanırım en basit anlamıyla, Onun getirdiğinin gücü ile BENlik ten arınabilmesine işarettir.

    5- Büyük Putu Hz. Ali (kv) nin kırmasında nasıl bir mana mevcut?
    Hz. Ali şahı velayet tir, ilmin kapısıdır. Burada işaret edilen beşer olan Hz. Ali değil; onda sırlarının tamamı mevcut olan TEVHİD İlmidir. Ve BENlik putunun ancak TEVHİD ile kırılabileceği manası vardır.

  7. 7 bir'ol 23 Ekim 2007, 1:17

    Put: Bizi Hakk’tan perdeleyen nesne ve düşüncelerin tümüdür!. Kabe hanifliğin babası olan İbrahim (A. S.) tarafından inşa edildiği için, haniflik bilinci gibi put ve tanrı kabul etmez kırar!.
    23 yıllık süreç semboliktir, bu 3 yıl da olabilir, 40 yıl da olabilir..
    En büyük put cehalettir! Onu da bırakalım da Hz. Ali kırsın..

  8. 8 Karanfil 23 Ekim 2007, 4:38

    Vazgeçemediğimiz herşey bizim putlarımızdır diye düşünülebilir. Aklıma şu an Allah Resulü ‘onlar bilmiyorlar bilselerdi böyle davranmazlardı, (gerçek güzelliklerin farkında değiller)’ diye söyler. İşte bilmedikleri şeyleri yaptıkları onların putları (para, mevki, ün, şan, şöhret, ahlaksız davranışlar, aldatışlar vs. olarak tanımlanabilir. Ama eğer ki Allah’tan bir hidayet hakikat gelirse zaten bu hakikat sonucunda ne put kalır ne benliği kalır ne de kendi!…

    Kabeyi Allah’ın evi, gönül evi diye düşünürsek oraya Allah tarafından arınmamışlar giremez. Kabe korunmuştur ve Koruyan Allah’tır.
    Buna izin vermişse Allah, daha kişinin beyin kapasitesi yetersizse, elbette orada putlar bulunacaktır. Çünkü algılaması yetersizdir. Bu kişinin elinde değil. Bu da Allah’ın bir takdiri sonucudur. Eğer ki Allah kişinin hakikatinde olan kapasitesini arttırırsa o gördüğü güzellikler karşısında gözünde ne dünya kalır nede ahiret. Bu durumda arınmış temizlenmiş olan nefs “bana seni gerek seni” der durur. Yunus Emre’nin dediği gibi.. Bu süreç uzundur. Çünkü yaşadığımız olaylar bize hep birşeyleri anlatmak içindir. Belki insanlar hakkındaki görüşümüzü değiştirmek, hoşgörüsüz bir insansak hoşgörü sahibi olabilmek, sürekli sevilmek isteyen bir insansak sevmeyi de isteyebilmek, sevebilmek, karşımıza çıkan olaylar bizleri bir yere vardırabilmek için en güzel bir biçimde düzenlenmiş bir oyundan ibaret olduğunu anlayabilmek hayatın..

    Ama en önemlisi 3 soru şeklini kendimize sürekli sorabilmek; niçin, neden, nasıl varız. Eğer takdirde varsa bu uzun süre (uzun diyorum ama kısacık bir süreç oysa) zarfında bunun cevabını bulabilmek.

    Büyük put kendimize atfettiğimiz olmayan varlığımız. Benlik sevdamız olabilir. Senin kendine ait bir varlığın olmadığını anlamak, bence Kabe’ye, gönül evine girmek gibi bir şey. Allah Resulünün hiç yanından ayırmadığı kişinin Hazreti Ali olduğunu biliyoruz. Onun fikirleriyle onun ilmiyle aydınlanmış kişi olarak da bu en büyük putu ondan başkasının devirmeyeceği (Allah’tan bir hidayet gelmezse bu kişinin elinde değil) anlaşılmaktadır. O bu meyanda insanlara bir yol gösterici yol bulmak isteyenlere bir ışık olmaktadır. “Kuranın sırrı Fatiha’da, Fatiha’nın sırrı Bismillah’ta, Bismillah’ın sırrı’da başındaki “B” harfindedir.” diyen Hz. Ali. Bir de “ben konuşan Kuran’ım” diye boşuna söylememiştir. Bunu en iyi şekilde değerlendirmek herkese nasip olur inşaallah. Bilenin yanında mutlaka bir bilen vardır gerçeği ve doğruyu bilen Allah’tır. Sevgi ve Saygılarımla.

  9. 9 yuksel 23 Ekim 2007, 4:52

    1) Bilincalti-suuralti takintilardan (vehmi-seytani nefs) kaynaklanan basta egosal bilinc (sahiplenme-benleme-bene atfetme), yeme-icme-seks vb. icinde bulundugumuz boyutun (5) sartlarinda takilip kalma-asamama-put sanma (tatmin olamayan bilincin kanalize oldugu deccaliyet batagi-doyumu huzuru madde kaydinda arama)

    2) Etrafi izafi degerlerle cevrilmis, butun bu takintilardan (putlar) kurtulamamis nefsin (bilincin), KABE(OZBILINC)’e erememesi

    3) Bu yolculuk o kadar mesakkatli bir surectir ki bilinc acisindan, 23 yilla sembolize edilmistir. (belki de bulug 17-18’den sonraki +23 yillik surec ki bu da= 40 YAS (kamillesme-olgunlasma-bilinc sicramasi)’a tekabul eder..)

    4) ENE (Karanlik gecede kara tasin uzerinde yuruyen karinca gibi SIRK (S.A.V.)

    5) Hakikat gunesinden yansiyan isigi, ilim sehrinin kapisindan en mukemmel haliyle yansitan; RESULULLAH A.S.’in “SEN ILMINLE YAKIN OL” dedigi Hz. ALI (K.V.)’deki ILIM-AKIL karsisinda kirildi birer birer KABE’deki putlar..

  10. 10 cuneytkayar 25 Ekim 2007, 3:38

    BENİM BU KONUDAKİ DÜŞÜNCELERİM; BİZİM KABE MİZİN YÜREĞİMİZ OLDUĞU VE O YÜREĞİMİZDE DEĞER VERDİKLERİMİZİN (MADDE VE MANA YÖNÜNDEN) BUGÜNKÜ PUTLARIMIZI OLUŞTURDUĞUDUR.

    HZ. ALİ İLİMDİR. İLİMLE PUTLARIMIZDAN, ŞİRK-İ HAFİ DEN KURTULACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM.
    ÇOK BASİT OLARAK ”PARA” BENCE EN BÜYÜK PUTLARDAN BİRİDİR BENLİKTEN SONRA!
    BEN PARA VE MAL KAYGISINDAN KURTULABİLDİĞİMİZ ZAMAN YANMAMIZDAN DA BÜYÜK ÖLÇÜDE KURTULACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM VE BU DOĞRULTUDA AMACIMIZA ULAŞACAĞIMIZA (BİİZNİHİ) İNANIYORUM.

  11. 11 Davut 26 Ekim 2007, 6:31

    En büyük putumuz benliğimiz olamaz. Bana göre en büyük putumuz büyük bir aşkla sevip bağlandığımız ve vazgeçemediğimiz her şeydir. Öyle ki bazen bu aşırı sevgi ve aşk benliğimizi dahi eritebilir, ama buna rağmen bağlandığımız şey bizi Allah’tan perdeleyebilir.

    Yorumlar içinde sadece bir’ol ve Karanfil bu noktaya dikkat çekmiş görebildiğim kadarıyla.

    1- Put: Bizi Hakk’tan perdeleyen nesne ve düşüncelerin tümüdür!. (bir’ol)

    2- Vazgeçemediğimiz herşey bizim putlarımızdır diye düşünülebilir. (karanfil)

  12. 12 birdenbire1 26 Ekim 2007, 8:45

    Yorumları okurken birdenbire bir şimşek çaktı!, bir sözü hatırladım hemen. “Allah’ı tanrı mesabesine koymak. ŞİRK budur” evet… En büyük put, üzerine Allah isminin yaftalandığı tanrı olsa gerek.. Ki bu sebeple çok zor bundan kurtulmak.. Bu putu kırsak bile en azından görüntüsü hala silinmemiş gibi. Şirk-i hafi denilen olgu, gizlide bir yerlerde duruyor… Niyaz ederim ki hiçbir eser kalmayacak şekilde temizlenmiş olanlardan olmak takdir edilmiş olsun. Saygılar.

  13. 13 MilkyWay 29 Ekim 2007, 1:50

    Nasıl ki yeryüzünde enerji yayını gibi yayın yapan Kabe ise bizim enerji yayınımız da beynimizdir. (Putlar aklımızda şuurumuzda) Hz. Ali büyük putu kırdı. Çünkü o ilmin eşiği idi. Kafamızdaki putların en büyüğü ne ise onu ilim ile yok edebiliriz-gerçi bu herkeste aynıdır birden bire1 değindi bu konuya-. Allah bilgimizi görgümüzü EDEBimizi artırsın…

  14. 14 temel 22 Aralık 2007, 8:54

    Slm. O’nun disinda varlik verdigimiz, gayri sandigimiz hersey put kavramina girer, vslm.


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: