Çözebilene Aşk olsun!

Hakikat yolunda ilerlerken aklıma takılan ve bir türlü cevabını bulamadığım bir müşkül meseleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Mesele özetle şu.

Ülkemizde yetişmiş ve yetişmekte olan manevi misyon sahibi önemli şahsiyetler var. Bilgi ve irfan dağarcığımızı genişletmek için hepsinden istifade ihtiyacı hissederiz. Kimisi İlahi aşkı terennüm ederken kimi de şefkat hissinin keskinliğini dillendirir. Kiminde ilim kiminde ise irfan açığa çıkar. Eserlerinden istifade etmekte olduğumuz bütün bu öze eren seçkin büyüklerimizin hepsi başımızın tacı.
Onlar her şeyden önce başta da belirttiğimiz gibi misyon sahibi insanlar. Özlerindeki hakikati dillendiriyorlar ve bizlere bu noktada tercümanlık ediyorlar. Hepsi de bir şadırvanın musluklarından farklı yoğunlukta akan su misali. Hepsine eyvallah. Ama bir noktada beynim duruyor adeta. Düşünemiyor ve bir türlü anlam veremediğim bir açmaza düşüyorum. Bu müşkül durum da şu:

Bu Allah dostlarından biri, vatanımız için çok önemli ve değerli ve de ülkesiyle bütünleşmiş bir büyük şahsiyeti, bazı hadis rivayetlerinden yola çıkarak ahir zamanın bir kötü alameti (deccal) olarak nitelerken diğer zat ise aynı şahsiyeti bir mehdi ve kurtarıcı olarak niteleyebiliyor. İşte bunu bir türlü anlayamıyorum ve doğrusu anlam da veremiyorum. Üstelik bu iki mana ehli de Kurândaki ayetlerin Batıni tevillerini yaparken ebcet (cifir, şifre) ilmini kullanıyor. Kurândaki gizli ve önemli bilgileri deşifre ederek bizlere eserleri vasıtasıyla aktarmışlar. Her ikisi de Allah Rasulünün bir varisi konumunda diyebiliriz makam itibariyle. Birinin eserlerinden feyiz noktasında istifade ederken diğer zatın eserinden ise Kurândaki Batıni bilgileri özümseme noktasında yararlanıyorum. Aslında isimler size yabancı değil. Fakat meselenin mahremiyeti nedeniyle isimlerini vermemeyi uygun gördüm.

Peki neden bu derece yüksek manevi makamları olan bu muhteremlerden birinin ak dediğine diğeri kara diyebiliyor. Meleği şeytan, şeytanı ise melek olarak vasıflandırma gibi bir şey bu tabiri caizse. İşte bunu anlamakta bir hayli zorlanıyorum. Sizce meseleye açıklık getirmek için zıtları mı cem etmek lazım ne yapmak lazım bilemiyorum.. Bu müşkülü çözebilen gelsin beri diyorum. Hepinize selam ve sevgilerimi iletiyorum.

Not: Meseleyi değerlendirirken şahıslar yerine direkt olarak konuya odaklanırsak müşkülü belki birlikte çözebiliriz. Arif olan ne demek istendiğini elbette ki anlayacaktır.

Nazım Akpınar
www.yorumsuzblog.net.tc

Reklamlar

2 Responses to “Çözebilene Aşk olsun!”


  1. 1 temel 23 Aralık 2007, 3:19

    Hz. Rasulallah bir köpek lesinde; ne de güzel disleri varmis diyecek kadar güzellik görürse, isdeyen asli isdeyen de gölgeyi görür, hikmede bakmak lazim, olan herseyin olmamasina imkan yoktur, ilahi murata bakmak anlamak lazim! Allah dostlarinin davranislarini akil terazisiyle ölcmemek gerek!..

  2. 2 Vahdet BÜLBÜL 25 Aralık 2007, 10:59

    Kur’an-ı Kerim’de denizden elde edilen yiyeceklerin helal olduğu bildirilmiştir (el-Maide,5/96; el-Fatır, 35/12). Hz. Peygamber de : “Onun suyu temiz, içinde ölen (meytesi) helaldir” (Ebu Davud, Taharet 41) buyurmuştur.

    Hz. Muhammed a.s. sormuşlar. “Denizden çıkan her şey yenir mi” diye. Evet yenir demiş!
    – Peki Köpek balığı yenir mi, dendiğinde ise,
    – Hayır! yenmez demiş.
    Ama hani denizden çıkan herşey yeniyordu ya..
    Doğru genellemede evet ama isimlendirince iş değişti.
    O muhterem insanları da o şekilde değerlendirmek gerek. Sistemin genelinde söyledikleri doğru amma isimlendirme başladımı o zaman işler değişir.
    Biri cemalinden bakar biri Celalinden.

    Ele alalım İnternet, mükemmel bir sistem. Kime göre…
    Usturuplu kullanıyorsan bir cennet, olmadık yerlere giriyorsan da bir cehennem. Nasıl görmeniz gerekiyorsa o bölgesine bakıyorsunuz. İnternet üzerinde ilim, irfan alabileceğiniz milyonlarca adres var değil mi? Bir o kadar da sapıklık içeren site var. İkisi de aynı sistemde, bakış açıları farklı. İkisinle de konuştuğunda hayatlarından memnun, kendine göre doğru olanları sana anlatacaklardır. Hangisi doğru… İkisi de kardeşim ikisi de!!! İşin püf noktası da burada söyleyenin kim olduğunu biliyorsan. Hemen yanlışsın kardeşim tarzıyla yaklaşamazsın. Sen ikisinin de söylediklerinden kendine göre doğruyu bulacaksın ki rabbine yaklaşasın…

    Sistemin çalışabilmesi için dengesizliklerin bir denge içinde olması gerekli. Sorgulamak niye..


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: