Boyutsallık

Güzel bir huyumuz vardır bizim. Nerede TEK’lik üzerine bir yazı görsek, içine girercesine okumak isteriz. Bunun için aynı yazıyı bazen birkaç kez okumamız gerekir. Ve seferinde yeni bir şeyler keşfederiz, önceden fark etmediğimiz.
Üstad Ahmed Hulûsi’nin son çıkan “Muhteşem İrsal” başlıklı yazında da durum aynıydı. Aşağıya aldığımız şu paragraf dikkatimizi ancak ikinci okuyuşumuzda çekti.
Üstad Ahmed Hulûsi adı geçen yazısında aynen şöyle söylüyor:

Sistemde gerçekte zaman ve mekân kaydı yoktur! Boyut farkı yoktur! Bu ne demektir bunu çok iyi düşünüp anlamaya çalışın!.. Bunu fark edebilirseniz, anlayabilirseniz, bütün düşünü dünyanız değişecektir!
Doğrusu bu satırlar bize yeni ve önce bildiklerimizden faklı geldi. Farkı bulmak ve kısmetimizde varsa düşünü dünyamızı birazcık olsun yenileyebilmek için konuyu derinlemesine irdelemeye karar verdik..
***

“Allah zaman ve mekân kaydından beridir.” manası, pek çok kişinin veri tabanında mevcuttur. Yukarıda geçen “Sistemde gerçekte zaman ve mekân kaydı yoktur!” cümlesi, bizce eşdeğer bir mana taşıyor.

Sonuçta sistem denilen şey; Allah adı ile işaret edilenin yoktan, yok olarak meydana getirdiği, esma terkiplerinin birbirlerince algılanır olmasından başka bir şey değildir. Algılayan da, algılanan da AYNI ve TEK bilinçtir.

Zaman ve mekân, algılayanın algıladığı manaları organize etmek amacı ile icat ettiği izafi bir değer olduğuna göre, şeyin kendisi olarak dilediği manayı ortaya koyan TEK bilinç, tabii ki zaman ve mekân kaydından beridir.
***

“Boyut farkı yoktur!” İşte bu cümle, cahilliğimizden olacak bizim için yeniydi. Şimdiye değin biz farklı bilinç boyutlarından söz eder dururduk. Bunlara zat boyutu, sıfat boyutu, esma boyutu, meleki boyut derdik.

Bu terimler yüzyıllardır insanlarda belli düşünce kapısı açmak babında kullanılagelmiş olabilir. Peki, açmak adına yapılan onca isimlendirme, bir noktadan sonra kapatmanın, anlamayı zorlaştırmanın ta kendisi değil midir?

Tarikatlarda şeyh efendilerin ağızlarından söz almanın zorluğu herkesçe bilinir. Belki de şeyhliği gizemli yapan, inanlarını mıknatıs gibi etrafına çeken gizem budur. Eğer devrimiz, “Yenileyici”nin hüküm sürdüğü bir devir değil de, şeyhlik devri olsaydı, bu kelimelerin asıl manalarını öğrenmek için şeyh efendiye yıllarca kulak vermek gerekebilirdi.
***

Her neyse, konumuz bu değil.. Konumuz “Boyut farkı yoktur!” cümlesinde yatan sırrı çözebilmek.

Bunun için Üstad Ahmed Hulûsi’nin son çıkan “Muhteşem İrsal” yazısına bir kez daha göz atalım ve bazı paragrafları aynen alalım istiyoruz.

“Nokta” kendini seyretmek için “beyin” adı altında irsal oldu ve o “beyin”e (kalbe-şuura) ilim, “vahiy” adıyla inzal oldu! Hatta ilim, “beyin” adıyla göründü gözü olanlara!
“RUHLARINIZ BEDENLERİNİZDİR; BEDENLERİNİZ RUHLARINIZDIR”

Esmâ mertebesi beynin neresinde?
Beyin, “Esmâ mertebesi”nin neresinde?

Herhalde aradığımız cevap yukarıdaki satırlarda gizli…

Anlayışımıza göre:
Nokta yani Evren yani Ruhu Azam yani Kozmik Bilinç denilen yapı, beyin adı altında irsal oldu. Bu sebeple de “Ruhlarınız bedenlerinizdir; bedenleriniz ruhlarınızdır” deniyor.

Başka bir deyişle, gerçekte sen beş duyu ile algıladığın bu beden değilsin, senin bedenin tüm Evrendir, ruhun da Evrenin aslı olan Ruhu Azamdır, denmek isteniyor. Ki o Ruhu Azam esma mertebesi dediğimiz boyutun bir projeksiyonudur, NOKTAdır.

Esasında bizim sandığımız gibi farklı boyutlar yoktur. Zatından melekutuna kadar tüm boyutlar AYNI AN’da HER ZERREDE zahir olmaktadır. “Esmâ mertebesi beynin neresinde? Beyin, “Esmâ mertebesi”nin neresinde?” sorusu bu noktaya işaret etmektedir.

O nedenle birimsel algılama ile bakılırsa; beyin, makroyu içeren mikro kosmos; evren, mikroda gizlenmiş makro kosmostur. Yani ikisi de AYNI şeydir. Değişen, sadece algılamadır.
********

“Senin bedenin tüm Evrendir, ruhun da Evrenin aslı olan Ruhu Azamdır.” tespitinin ardından aklımıza şöyle bir soru geldi: Kainatta sayısız Noktalar (Evrenler) olduğuna göre, sayısız Ruhu Azamlar mı vardır?

Ancak bu soru çok kısa ömürlü oldu ve cevabını gene Üstad Ahmed Hulûsi’nin son çıkan “Muhteşem İrsal” yazısında bulduk.

Üstad diyor ki:

“Data”, inzal olan “ilmin hakikati”dir! “Esmâ ül Hüsnâ”, O’ndaki özelliklerin isimleridir, bizim boyut ve algılama kapsamımız kadarıyla… Biz buna “Esmâ mertebesi” tanımlamasıyla agâh olduk! Oysa O, yalnızca “DATA”dır! Sûretsiz, şekilsiz, mekânsız! “Vücud”dur!.. “İLİM”dir!
***

Sorumuzu çürüten cümle, işte bu satırlar oldu…

Anlayışımıza göre:
“Data”, inzal olan “ilmin hakikati”dir! “DATA” sûretsiz, şekilsiz, mekânsız “Vücud”dur, “İLİM”dir!”
Bundan çıkan sonuç düşüncemize göre: DATA aynı ANda sayısız Noktaların, (Evrenlerin) hakikatidir.

Bu babta algılayıcısına göre esma mertebesinden, tecelli-i vahidden, Noktadan; TEK’e göre sayısız esma terkiplerinden ve onların zuhuru olarak Kainat adı altında tek vücudun organları mahiyetinde sayısız Noktalardan söz edilebilir. Aynı zamanda “Lem yelid ve lem yuledhükmüne göre tecelli-i vahidin olmadığı görülür.

Ahadiyet hükmüne göre tecelli-i vahid olmadığına göre, sayısız Ruhu Azamlardan söz edilemez. Çünkü Ruhu Azamın varlığı tecelli-i vahid adı altında Noktayı algılayan bilince göredir.

Diğer yandan Ruhu Azam boyutu, algılanan ve algılanamayan her şeyin aslı olan, holografik bir biçimde meydana gelmiş Kuantsal boyuttur. Hayy ismi karşılığıdır. Dolayısı ile sayısız evrenlerin de aslı, sınırsız sonsuz dalga okyanusu dediğimiz bu Kuantsal boyut olsa gerektir.
***

Ancak algılayıcının var olmadığı, ilmi ile ilminde ilmini seyreden TEK’e veya HU ismi ile isimlenen mutlak BEN’e göre sadece kendisi vardır ve HU ile birlikte başka varlık yoktur.

Bu boyutta ne esma mertebesinden, ne Ruhu Azamdan, ne Noktadan ve ne de başka bir şeyden söz edilemez. TEK’in indinde şeyin hayal olduğu “vahdet-i şuhud” yaşantısı da bu olsa gerek…
***

Evet, adı geçen yazı bizde bu manaları meydana çıkardı. Bunlar bizim şahsi düşüncelerimizdir. Okuyanın ona göre değerlendirmesi gerekir.

Sürçü lisan ettik ise affola…

A.İ
www.yorumsuzblog.net.tc

Reklamlar

Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: