» Bir Çırpıda Silmek mi ?

Düşünür beyinler, günlerce tefekkür ederler ibadet aşkı ile…
Aylarca içinden çıkamadıkları sorulardan vazgeçmezler, yoğunlaşırlar Allah İlmine…
İçlerinden doğan Hakkın Sesi, gönüllerinden taşan Hakkın Nehridir…
Su misali, ırmak misali, hesapsız ve de kaygısız paylaşırlar kendilerine bahşolunanı…

Ne var ki; onların ağır emeklerle hazırladığı bala bir çırpıda acı diyenler, beklediği tadı bulamadığı için bir hamlede ürünün üstünü çizenler, her dönemde olmuştur.

Yunus gibi mana okyanusuna dalmayı niyete almışsanız, Molla Kasım’lar her dönemde çıkacaktır karşınıza!.. Düşünen, arayan, sorgulayan; kendini Hakkın manalarını yaymaya adayanların acı kaderidir bu!..

Küçük beyinler, tutucudur. Bağlandıkları, inandıkları, yoluna köle oldukları biri varsa, diğerinden ürkerler! Hoşlarına giden görüşlerin dışında bir şeyler çıktı mı nasırlarına basılmışçasına feryat ederler…Kendilerine oluşturdukları cehennemî yanışlar yetmez, etrafı da yakar, samimi gönülleri de ışıktan mahrum etmek isterler!

Yorumsuz sitesi, uzun süredir devam ettirdiği yayın çizgisi ile Allah adına yapılan her ilmi ve fikri çalışmayı destekleyen bir tavır sürdürmüştür. Bu yoldaki gayretleri sebebi ile Ferid Bey Kardeşimize teşekkür ediyoruz.

Son dönemlerde gözlediğimiz o ki; okur yorumları artmıştır. Hatta belli bir süre sonra bu yorumlar, ilmi paylaşımdan çıkıp, okurlar arası ilim yarıştırma, öne geçme, bilme hırsına dönüşmüştür.

Yorum, yazarın kişiliğine değil, paylaştığı ilme yapılmalıdır. Ama öncelikle şu bilinmelidir ki karşılıksız paylaşan bu düşünürler; şöhret, zevk yada polemik için kalem oynatan tipler değil; aksine yoğun emek veren, gayret sarf eden engin gönüllerdir…Yorumlarda onların emeğine şükran duyguları öne alınarak, kişiliklerine dil uzatılmamalıdır.

Yorumsuz sitesinin düzeyi düşük bir forum ortamına yada chat lakırtılarına dönüştürülmesine hiçbirimizin gönlü razı olmaz. Yayında sansüre elbette karşıyız. Ancak, site editörünün de bazı yorumları eleyerek vermesi kanaatimizce yerinde olur…

35 yılını Allah İlmine ve insanlığa hizmete adamış Ahmet Fevzi YÜKSEL, The Secret konusuna değinmiş ise, bunun Secret furyasına katılan sıradan bir yazı olmadığı düşünülmeliydi!.. Acaba ne denmek isteniyordu?.. Böyle bir kalem, niçin Secrete eğilme gereği duymuştu?.. Neyi işaret ediyordu?…

İzlediğimiz kadarı ile bunlar hiç tefekkür edilmeksizin aşırı bir eleştiri bombardımanı başladı. Tefekkür yarışında çıtayı biraz daha yükseltmek istediği, çok önemli manalar fark ettirmek istediği fark edilemedi!.. Yada fark edilmek istenmedi…

Dostlar;
Fikir işçisi olup tefekkür çilesi çeken insanlara yaklaşımda biraz daha insaf, biraz daha dikkat biraz daha rikkat ve incelik istirham ediyorum…

Karanlık gecede yön tayinine yardımcı olan yıldızlara sırt çevirmeyelim!.. Yıldızlara öfkelenmek onlara zarar vermez ama yön arayışında olanlara çok şey kaybettirir.

Şu an bulutların ardına çekilen, görünmeyen yıldızların tekrar Yorumsuz semalarını aydınlatacağını ümit ediyor, saygılar sunuyorum…

MÜCAHİD SÖZERİ
www.yorumsuzblog.net.tc

Reklamlar

11 Responses to “» Bir Çırpıda Silmek mi ?”


  1. 1 sonsuzagidenyol 14 Haziran 2007, 1:56

    İnşALLAH,size canı gönülden katılıyorum.Bulutlar yağmurdan sonra düzelir ve yıldızlar yine yön tayinine yardımcı olur.Evet,yorum yapanlarada çok görev düşüyor.Zaten yorum yapan ZAT, kendini belli eder,nasıl bir kişi olduğu hemen OKUnur,EHLİ HEMEN YORUM YAPANI OKUr.Tekrar Yorumsuz semaların aydınlanmasını ümid ediyor ve aydınlatmaya çağırıyorum.Selam ve sevgiler…

  2. 2 C.Mert 14 Haziran 2007, 2:17

    Yorum bir fikri, bir teorimi olgunlaştırır. Yorumsuz bir fikir dünyası bilim dünyası olmaz. Bir yazara veya yazıya yorum yapmak için ise, o yazının öncelikle anlaşılması gerekir. Anlaşılmayan konuda yapılan yorumlar, konunun uzmanları tarafından yorum olarak ele alınmayacak dikkate bile alınmayacaktır.

    Fizikte, kimyada, hatta felsede bile yazılan orjinal fikirler her zaman en büyük tepkileri toplamış, en acımasız eleştirilere, yorumlara maruz kalmıştır. Fakat konu açıklığa kavuştuğunda ise o orjinal fikirler litaratürün altın sayfalarında yerini alırken, yersiz, yanlış eleştiriler ise müsvette kağıdı gibi çöpe atılmıştır.

    Diğer yandan hiç eleştiri yorum almayan, ‘’teşekkürle’’, ‘’devamını bekleriz’’ gibi yorumlarla geçiştirilen yazarlar ise sadece günün adamı olup, taraftarları ile mesud olmuş, insanlığa ise hiçbir orjinal fikir bırakmamışlardır. Tekrarcı olarak gelip geçmişlerdir.

    The Secret bizleri hala meşgul ediyorsa, gerek Ahmet F. Yüksel’in gerekse Ahmed Baki’nin yazılarını dikkatle incelemede yarar var, diye düşünüyorum.

  3. 3 Edibe 14 Haziran 2007, 3:22

    Ya bana kızacaksınız belki, ama ben hala Ahmet beyin o yazıyla ne anlatmaya çalıştığını anlamadım.. Belki çok cahilim, ama anlamadım.. Alimlerin ilme ihtiyacı olmadığına göre, biz cahillerin anlayacağı gibi yazılsa daha iyi olmaz mı?..

    Daha çok üzülmesini istemem, ama yazıda biraz yanlış anlamaya müsait satırlar da vardı yani.. O tartışmalar kaç gün sürdü.. Ne demek istediğini, daha açıkça başka bir yazıyla yazsaydı, olaylar buralara gelmezdi..

    Bazımız yanlış anlamış olabiliriz.. Ama alim olan Ahmet bey, cahil olan bizler.. Yanlış anladığımızın doğrusunu anlatsaydı, gidip özür dilerdik, yani niye dilemeyelim?.. Ama şahsına hakaret içeren sözleri söyleyenler kesinlikle özür dilemeli bence de.. Ayıp etmişler..

    Ama fikrine itiraz edenlerin, nerede hata ettiğini anlamadığım için özür dilemeleri gerekip gerekmediğinden, emin değilim açıkçası..

    Ne olur bana kızmasın samimi olarak içimden geleni yazdım.. Ahmet beyin yazılarını okumaya devam ediyorum ayrıca.. O bizi silse de biz onu silecek değiliz.. Bir yazıda silinecek biri de değil ayrıca.. O kadar nankör değiliz.. Sağolsun, varolsun Allah razı olsun.. Zaten biz onu silmedik ki.. Fikir insanları kolay bulunmuyor..

    Ama o bizi, anlamadık diye bir çırpıda sildi attı, canı sağolsun.

  4. 4 kaygusuz 14 Haziran 2007, 5:23

    Bir kişiyi anlamamış olmak, düşüncelerini aykırı bulmak ve bu düşüncelere katılmamak o kişiye saygısızlık etmeyi haklı kılmaz.

  5. 5 sonsuzagidenyol 14 Haziran 2007, 7:10

    Merhaba Dostlar,
    Evet,saygısızlık olmamalıydı.Ama bir suçlu,yada suçlular varsa,karşılığını yaşayacaktır.Burada hep beraber göreceğiz.Hak şerleri hayr eyler,Zannetmeki gayr eyler.Görelim mevlam ne eyler,ne eylerse güzel eyler.Bence, hata edenlerkimler ise,onların vicdanı bunu sçyler ama, nerde öyle er.Ben hatalıyım,şurda şurda.O,hatalı,burda filan gibi konuşulup,helallaşılmalıdır.Hz.Muhammet a.s.24 saatten fazla küs kalmayınız buyurmuş.Hyırlısı ALLAH’tan,güzel yazılar OKUyorduk ama,böylede olacakmış.Selamlar ve saygılar…

  6. 6 yasar 14 Haziran 2007, 8:27

    Olumsuz eleştirilerimiz, sadece Secret kitabına yönelik. Çoğunluk sizlerin tefekkür düzeyinde değil ve bu kitabı sizin anladığınız gibi anlamıyor. Aslında kendilerine bir din ediniyorlar, farkında olmadan.

    Secret’i Einstein’ın mc2 formülüyle özetlesek, yerinde olur sanırım. Belki iyi amaçlar açısından görüldüğünde faydalı bir şey. Fakat kötü amaçlarla düşünüldüğünde, mc2 nin akıbetine dönüşüyor. Doğal olarak insanlık için felaket.

    Kusura bakmayın ama Secret’ı okuyup, daha sonra masasının üstüne lüks villa resmi koyarak, çekim kuvveti etkisiyle o şeyi elde edeceğini uman bir kimse gördüğünüzde dayanamıyorsunuz, bir noktada eleştiriyorsunuz.

    Saygılarımla.

  7. 7 MERTyigit 15 Haziran 2007, 12:10

    KÖRLER GÖRENLERİ ANLAYAMAZLAR. SAÇMALIYOR SANIRLAR VE ONU DA DÜZELTİP KENDİLERİNE BENZETMEK İÇİN GÖZLERİNİ ÇIKARMAYA UĞRAŞIRLAR. Körlerin Hikayesi” Doğan Cüceloğlu – İçimizdeki Biz-kitabından…

    Yani sözün özü, biz körler “bir görenin” gözünü çıkarmaya uğraştık, gören tepki verdi… Tepkisiz kalsaydı, sistemin kendisinden mutlaka bir tepki geleceğini de net olarak gördü herhalde…

    Bence özet durum raporu böyle…

  8. 8 Akşahin 15 Haziran 2007, 8:50

    Desenize Muhammed S.A.V. ‘de çevresindeki kıymetli kişilere ve kuran katiplerine “yeter ya çevremde bi sürü cahil mevcut bundan sonra ayet falan yazdırmıyorum, ne halleri varsa görsünler” gibi davransaydı biz ne olurduk?

    Belki buradaki bazı arkadaşlar hata yapmış olabilir, Ahmet Bey’in kendilerine göre…
    Lakin onun şu an yaptığı da bize göre doğru değil.

    Bence Ahmet Bey izinden gittiği kişilerin yaptığı gibi, en azından öyle düşünüyorum, kalıp yanmaktan korkmamalıydı.
    Tabi en doğru yorumu yine kendisi yapacaktır.
    Saygılar

  9. 9 kaygusuz 15 Haziran 2007, 9:25

    Eleştiriye ve düşünceleri ifade etmeye kimsenin karşı çıktığı yok.
    Eleştiri yapacağız diye kalpler kırıldı ve onarılacak gibide gözükmüyor.
    Einstein’in mc2 formulunu açıklamasaydı dünya çok daha güzel olurdu değilmi? Bütün suç Einstein da.

  10. 10 S.A. 13 Temmuz 2007, 12:12

    Merhabalar.

    Ahmet beyin yazıları (sufizmveinsan.com) kendi sitesinden okunabiliyor. Yorumcularla aynı fikirdeyim. Bana göre de yaptığı doğru değil. Eleştirilerde hakaret olsa editörler zaten yayımlamazdı.

    Malesef bence çok değerli bilgilerin aktarıldığı önemli yorumlar vardı; onları artık bulamıyoruz, saygı gösterilmedi.. Ahmet bey aslında bu bilgileri sildirmiş oldu.

    Bazı başka yorumcular kişileri alimlik gibi mertebelerle, neye göre böyle niteliyorlar bilemiyorum. Buna niçin ihtiyaç duyuyorlar? Benim görüşüme göre Ahmet F. Yüksel’in izinden gitmeye çalıştığı diğer kişileri örnek alıp rahatsız olmaması lazımdı ve her yorumcunun düşüncesine saygı duyması lazımdı.

    Bence Ahmet F. Yüksel’in tepkisi maalesef yalnızca aldığı tepkilerden dolayı değil. Plates gibi başka adlarla kendi yazılarının altına yorum yazdığı ortaya çıkmıştı. Son yorumcular yazmıştı, ama bence bunu herkesin görmesini istemedi.

    Sonuçta herkesin günahı kendine, biz Allah Resulünden başka bir kimseye karşı sorumlu olmadığımıza göre, kimsenin dokunulmazlığını kabul edemeyiz.

    Kimse kendini başkalarının yorum çalışmalarını sildirecek kadar üstün görmemelidir.

    Günümüzde en çok müslümanlar birbirine tahammül etmeyi öğrenmelidir.

    Tasavvuf yolunda isek sadece müslümanlara değil kafirlere bile tahammülü öğrenmemiz gerekir bu da kolay olmuyor.

    Selam ve dua ile.

  11. 11 FARK 13 Temmuz 2007, 2:25

    Bu konu daha ne kadar Yorumsuz Blog’un yorumlarında ve yazılarında yer alacak?

    Kişilerin halleriyle ilgili yazılacak, çizilecek? Karşılıklı atışılacak?

    Ne zaman hiç bir halde taraf olmak istemeyen ve YENİLENİN! uyarısın da olduğu gibi yenilenme amaçlı ilim almak isteyenlere saygı duyulacak?

    Daha ne kadar zaman “bu konu hakkında diyeceklerimiz bitmedi” denerek konu canlı tutulacak?

    Neresi burası bir Tasavvuf yorum sitesi mi, yoksa toplumun tamamını neredeyse çürüten herhangi bir dedikodu-magazin sitesi mi?

    Sadece tek farklılık burada alenen kavga edilmiyor ve hakkında alttan alta yorum yapılanlar magazin starı değil…

    Ne yapıyorsunuz, hangi veballerin altına giriyorsunuz?

    Öfke, dedikodu, taraf olmak, hırslanmak, affetmemek, kin tutmak tasavvuf okuyup yazanlarda nasıl olur?

    BAKIN ONU TAM MANASIYLA GÖSTERDİNİZ… HAKKINI VERDİNİZ…

    Ne zaman hiç bir halde taraf olmak istemeyen ve YENİLENİN! uyarısın da olduğu gibi yenilenme amaçlı ilim almak isteyenlere saygı duyulacak?

    SABIR gösterilir ama TASAVVUF adı altında bu kadar negatifliğe ancak BUĞZ EDİLİR….


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: