» Büyüklere “Mesel”ler (4)

cibran.jpgKâbil ve Habil gölde

Kâbil ve Habil kocaman bir gölün kıyısında durdu. Böyle bir şeyle daha önce hiç karşılaşmamışlardı.

“Orada biri var” dedi Habil, gördüğü kişinin aslında kendisinin sudaki yansıması olduğunu anlamadan.

Kâbil de aynı şeyi fark etti ve sopasını havaya kaldırdı. Karşısındaki görüntü de aynı hareketi yaptı. Kâbil saldırıya hazır bir şekilde pozisyon aldı, tabii kendi yansıması da.

Habil suyun yüzeyini seyretti. Gülümsedi, karşısındaki görüntü de ona gülümsedi. Sonra bir kahkaha attı ve yansıması da aynen onu taklit etti.

Gölün kıyısından uzaklaşırlarken Kâbil kendi kendine şöyle düşündü: “Orada yaşayan insanlar ne kadar da saldırgan.”

Habil ise kendi kendine şöyle diyordu: “Oraya tekrar gitmek istiyorum, çünkü orada tatlı ve iyi huylu birisiyle tanıştım.”

* * *

Kutsallığın kibiri

Zen rahibi gerçeğe giden yolu bulabilmek için on yılını bir mağarada meditasyon yaparak geçirmişti. Bir öğleden sonra mağarasında dua ederken içeriye bir maymun girdi. Rahip konsantre olmaya uğraşıyordu ama maymun iyice yanına yanaşmış, ayağından sandaletini almaya çalışıyordu.

‘Kahrolası maymun!’ dedi rahip. ‘Neden dualarımı bölüyorsun?’

‘Karnım aç’ dedi maymun.

‘Git buradan! Tanrı’yla iletişim kurmamı engelliyorsun!’

‘Benim gibi zavallı bir yaratıkla bile iletişim kuramazken Tanrı’yla nasıl iletişim kurabilirsin ki’ dedi maymun.

Bunu duyunca kendinden utanan rahip özür diledi.

* * *

Gücün kibiri

Köy bir barbar kabile tarafından tehdit ediliyordu. Köyün sakinleri de birer birer evlerini terk edip daha güvenli yerlere göç ediyorlardı. Bir yılın sonunda köyde bir grup Cizvit’ten başka kimse kalmamıştı.

Barbarlar ordusu köye geldiğinde hiçbir dirençle karşılaşmadı ve vahşi adamlar kazandıkları bu zafer şerefine büyük bir ziyafet düzenlediler. Tam yemeğin ortasında bir rahip karşılarına dikildi.

‘Buraya gelip bizim bütün huzurumuzu kaçırdınız. Sizden burayı hemen terk etmenizi rica ediyorum.’

‘Sen neden hala buradan kaçmadın?’ diye bağırdı barbarların şefi. ‘Seni gözümü bile kırpmadan kılıcımla ikiye bölebileceğimi görmüyor musun?’

Rahip sakin bir şekilde cevap verdi:

‘Peki sen, gözümü bile kırpmadan bir kılıçla ikiye bölünebileceğimi görmüyor musun?’

Rahibin ölüm karşısında bu kadar soğukkanlı kalabilmesine şaşıran şef, ertesi gün adamlarını toplayıp köyü terk etti.

* * *

Kıskançlığın kibiri

Suriye’nin çöllerinde İblis öğrencilerine şunları anlatıyordu: ‘İnsanoğlu her zaman kendisi için iyi bir şeyler yapacağına başkalarının kötülüğünü istemekle meşguldür.’

Ve söylediklerini öğrencilerine göstermek için çölde dinlenmekte olan iki adam üzerinde bir deney yapmaya karar verdi.

Şeytan, adamlardan birinin yanına yaklaştı ve ‘Buraya senin dileklerini gerçekleştirmeye geldim’ dedi; ‘Benden ne dilersen gerçek olacak. Arkadaşın da bu dilekten aynı senin gibi yararlanacak, yalnız ona her ne dilediysen onun iki katı verilecek.’

Adam uzun bir süre sessiz kaldı ve sonunda şöyle dedi: ‘Arkadaşım benden daha mutlu ve kazançlı olacak çünkü ne dilersem dileyim o benden iki kat fazlasını alacak. Bu yüzden ben de ona bir tuzak hazırladım: Tek gözümü kör et, işte senden bunu diliyorum.’

Paulo Coelho

(Çeviren: Mine Akverdi)

(Derleme kaynağı: www.aksam.com.tr)

Reklamlar

Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: