» Yorumsuz Savaşçı (1)

isiginsavascisi.jpgBUNDAN BÖYLE -VE ÖNÜMÜZDEKİ BİRKAÇ YÜZYIL BOYUNCA- EVREN, IŞIĞIN SAVAŞÇILARINA YARDIM EDECEK VE ÖNYARGILI OLANLARA ENGEL OLACAKTIR.
DÜNYANIN ENERJİSİNİN YENİLENMEYE İHTİYACI VARDIR.
YENİ DÜŞÜNCELERİN YERE İHTİYACI VARDIR.
BEDENİN VE RUHUN YENİ MEYDAN OKUYUŞLARA İHTİYACI VARDIR.

GELECEK, ŞİMDİ OLMUŞTUR VE, ÖNCEDEN EDİNİLMİŞ DÜŞÜNCELERİ İÇEREN HAYALLER DIŞINDA HER HAYALİN, DİKKATE ALINMA ŞANSI OLACAKTIR.

ÖNEMLİ OLAN ŞEYLER KALACAKTIR; YARARSIZ OLAN NE VARSA YOK OLACAKTIR. BUNUNLA BİRLİKTE, SAVAŞÇI, BAŞKALARININ HAYALLERİNİ YARGILAMAKLA SORUMLU DEĞİLDİR, BAŞKALARININ KARARLARINI ELEŞTİREREK ZAMAN HARCAMAZ O.

KENDİ YOLUNA GÜVENEBİLMESİ İÇİN BAŞKASININ YOLUNUN YANLIŞ OLDUĞUNU KANITLAMASI GEREKMEZ.

* * * * * *

“Ne tuhaf,” der ışığın savaşçısı, kendi kendine. “İlk fırsatta en kötü niteliklerini göstermeye çalışan pek çok insanla karşılaştım. İçsel kuvvetlerini saldırganlığın arkasına gizlerler; yalnızlık korkularını bağımsızlık havası arkasına gizlerler. Kendi yeteneklerine inanmadıkları halde sürekli olarak erdemleriyle böbürlenirler.”

Savaşçı, bu mesajları, karşılaştığı pek çok erkeğin ve kadının yüzünde okur. Asla görünüşe aldanmaz ve insanlar onu etkilemeye çalıştıklarında suskun kalır. Böyle durumlardan yararlanıp kendi kusurlarını düzeltir, çünkü başka insanlar bizim için mükemmel bir aynadırlar.

Bir savaşçı, kendini eğitmek için her fırsatta yararlanır.

* * * * * *

Işığın savaşçısı, kimi zaman sevdikleriyle kavga eder.

Dostlarını savunan kişi asla hayatın fırtınalarına yenilmez; güçlükleri aşacak ve yoluna devam edecek kadar sağlamdır o.

Bununla birlikte, kılıç kullanma sanatını öğretmeye çalıştığı kişiler sık sık ona meydan okurlar. Savaşçının müridleri de onu o kişilerle dövüşmesi için kışkırtırlar.

Ve savaşçı yeteneklerini sergiler: birkaç yumruk darbesiyle öğrencilerinin silahlarını düşürür, bulundukları yer yeniden huzura kavuşur.

“Onlardan kat kat üstünsün, neden böyle bir zahmete giriyorsun?” diye sorar bir yolcu.

“Çünkü bana meydan okurken asıl istedikleri benimle konuşmaktır ve benim diyalogu açık tutma yolum da budur,” diye yanıtlar onu savaşçı.

* * * * * *

Işığın savaşçısı, bazı anların yinelendiğini bilir.

Aynı sorunların, aynı durumların durmadan karşısına çıktığını görür, bu durumların yinelendiğini görünce karamsarlığa kapılır, hayatta başarılı olamadığını düşünür.

“Bütün bunları daha önce de yaşadım,” der yüreğine.

“Evet, sen bunları daha önce de yaşadın,” der yüreği ona. “Ama daha ötesine geçmedin.”

O zaman savaşçı, bu yinelenen deneyimlerin bir tek amacı olduğunu anlar: öğrenmek istemediği şeyi kendisine öğretmek.

* * * * * *

Işığın savaşçılarının gözlerinde hep belli bir ışıltı bulunur.

Bu dünyaya aittirler, başkalarının hayatlarının bir parçasıdırlar, yolculuklarına çıkarken sırtlarında heybeleri, ayaklarında sandaletleri yoktur. Çoğu kez cesaretsizdirler. Her zaman doğru karar almazlar.

En önemsiz şeyler için üzülürler, düşünceleri sıradandır, bazen de büyüyemeyeceklerine inanırlar. Çoğu kez, lütuf görmeyi ya da mucizeyi hak etmediklerini düşünürler.

Bu dünyada ne yaptıklarına her zaman emin olamazlar. Hayatlarının anlamsız olduğuna inanarak uykusuz geceler geçirirler.

İşte bu yüzden ışığın savaşçısıdırlar. Hata yaptıkları için. Kendilerine soru sordukları için. Bir neden aradıkları için – ve onu kesinlikle bulacakları için.

* * * * * *

Işığın savaşçısı, davranışlarının başkalarına çılgınca gelebileceğine hiç aldırmaz.

Tek başınayken yüksek sesle kendi kendine konuşur. Biri ona bunun meleklerle konuşmanın en iyi yolu olduğunu söylemiştir, bu yüzden o da şansını deneyip onlarla bağlantı kurmaya çalışır.

İlk başta, bu ona çok güç gelir. Söyleyecek bir şeyi olmadığını düşünür, anlamsızca gevezelik edip duracağını sanır. Böyle bile olsa savaşçı pes etmez. Sabahtan akşama kadar yüreğiyle konuşur. Aklına yatmayan şeyler söyler, saçma sapan konuşur.

Günün birinde, sesinde bir değişiklik fark eder. İlahi bir güce sözcülük ettiğini anlar.

Savaşçı, deliye benzeyebilir, ancak bu hali yalnızca bir kılık değiştirmedir.

* * * * * *

BUNDAN BÖYLE -VE ÖNÜMÜZDEKİ BİRKAÇ YÜZYIL BOYUNCA- EVREN, IŞIĞIN SAVAŞÇILARINA YARDIM EDECEK VE ÖNYARGILI OLANLARA ENGEL OLACAKTIR.

DÜNYANIN ENERJİSİNİN YENİLENMEYE İHTİYACI VARDIR.

YENİ DÜŞÜNCELERİN YERE İHTİYACI VARDIR.

BEDENİN VE RUHUN YENİ MEYDAN OKUYUŞLARA İHTİYACI VARDIR.

GELECEK, ŞİMDİ OLMUŞTUR VE, ÖNCEDEN EDİNİLMİŞ DÜŞÜNCELERİ İÇEREN HAYALLER DIŞINDA HER HAYALİN, DİKKATE ALINMA ŞANSI OLACAKTIR.

ÖNEMLİ OLAN ŞEYLER KALACAKTIR; YARARSIZ OLAN NE VARSA YOK OLACAKTIR. BUNUNLA BİRLİKTE, SAVAŞÇI, BAŞKALARININ HAYALLERİNİ YARGILAMAKLA SORUMLU DEĞİLDİR, BAŞKALARININ KARARLARINI ELEŞTİREREK ZAMAN HARCAMAZ O.

KENDİ YOLUNA GÜVENEBİLMESİ İÇİN BAŞKASININ YOLUNUN YANLIŞ OLDUĞUNU KANITLAMASI GEREKMEZ.

Devam edecek..

www.yorumsuzblog.net.tc

(Alıntı kaynağı: Işığın Savaşçısının Elkitabı – PAULO COELHO / Can yayınları- 1. Basım: Ocak 2003)

Paulo CoelhoPAULO COELHO KİMDİR:

Paulo Coelho (Rio de Janerio-Brezilya, 1947). Yazar.

Paulo Coelho gençliğinde bir hippiydi. Yazarlığa başlamadan önce ülkesinde tanınan bir şarkı sözü yazarıydı. Bir süre gazetecilik de yapan Paulo Coelho, 1986 yılında Hıristiyanların Batı Avrupa’dan başlayıp İspanya’da Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel hac yolculuğunu yaptı. Bu deneyimini Hac (özgün adı: “The Pilgrimage”) adlı kitabında anlattı. 1988 yılında yayınlanan romanı Simyacı, Coelho’yu en çok okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. 42 ülkede yayınlanan, 26 dile çevrilen Simyacı, benzersiz bir başarıya ulaştı ve bu kitap sayesinde Gabriel Garcia Marquez’den sonra en çok okunan Latin Amerikalı yazar oldu. Devamı..


Reklamlar

4 Responses to “» Yorumsuz Savaşçı (1)”


  1. 1 Hasan BELEK 25 Mayıs 2007, 3:51

    Merhaba,
    Çok güzel bir yazı.Site edidörünü kutlarım ve çok teşekkür ederim.Yazıda kendimi ve ustamı gördüm dersem abartmış olabilirim.Ama ustam söyledi bana,bazen meleklerle irtibata geçeceğin ve bir beyanat verceceğin zaman yüksek sesle konuş lafını.Ayrıca biz evresel beyaz ışığın savaşçısıyız.Her an’ı iyi değerlendirmek zorundayız.Her an’ı iyi değerlendirebilenlere selam olsun.Sevgilerimle…

  2. 2 erkan 25 Mayıs 2007, 5:39

    Yazi için teşekkürler.

  3. 3 Hikmet 25 Mayıs 2007, 5:54

    Merhaba,

    Yüksek ses ile konuşmanın/duanın hikmeti nedir? Beyin sinyalleri yetmiyor mu?

    Yanıtlayan olursa memnun olurum, teşekkürler.

  4. 4 kaygusuz 31 Mayıs 2007, 9:26

    Bence bu ışığın savaşçısı paronoyak olmuştur kesin.
    Aklında tutması gereken ne kadar çok şey var garibin her durumda bunları gözden geçirmeli ve buna göre davranmalı gerçekten kendisin düşünceleri neler acaba.
    İçim sıkıldı herşeyi doğru yapmaya çalışmasından (herşeyde meli-malı)
    ve ahlakçı tavırlarından.
    Bence dürüstlük,doğallık ve samimiyet herşeyden önemli.


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: