» Mevlana’dan Altın Öğütler (2)

altinogutler1.jpgİnsan Dünya’yı zapteder, ama ağzını zaptedemez.

Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan; fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.

Allah ile olduktan sonra ölüm de , ömür de hoştur.

Kırmak kırılanı onaran kişinin harcıdır. Dikmeyi bilen, yırtar da; neyi satarsa, yerine daha iyisini alır.

* * *

Eli görmeyen kişi, yazıyı kalem yazdı sanır.

* * *

Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.

* * *

Gençlerin aynada gördüklerinin daha fazlasını, ihtiyarlar bir tuğla parçasında görürler.

* * *

Hiç el gönülden gizli iş yapabilir mi?

* * *

Gönül kimin elinden tutarsa, o kimse, kirli arzuların çamuruna düşmez.

* * *

Çocuk, elmayı görmeden kokulu soğanı elinden bırakır mı?

* * *

Güneşin varlığına delil yine güneştir. Delil ararsan güneşten yüz çevirme.

* * *

İlaç, alemde dertten başka birşey aramaz.

* * *

Bilip inanmada konaklama. Yanmadıkça gözle görüp inanmaya erişemezsin. Kulak da görmeye başlarsa göz kesilir; yoksa söz, ancak kulakta kalır.

* * *

İnsana, aradığı şeye bakarak değer biçilir.

* * *

Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmemesini istiyorsan ayak ol.

* * *

Cibilliyetsize ilim öğretmek, eşkiyanın eline kılıç vermektir.

* * *

Cahil olanların merhameti ve lütfu azdır.

* * *

Sen cansın, öyle olduğu halde kendini beden sanmaktasın.

* * *

Can da ne oluyor, inci mercan da ne oluyor, canan için harcanmadıktan sonra?

* * *

Mecliste bulunan edepsiz, olmayanlardan daha hoştur; halka da eğridir, ama kapıda değil mi ki?

* * *

Sual de bilgiden doğar, cevap da.

* * *

Irmak kıyısında suyu sakınan, suyu görmeyen kişidir.

* * *

Körler çarşısında ayna satma; sağırlar çarşısında gazel atma.

* * *

Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.

Devam edecek

www.yorumsuzblog.net.tc

(Kaynak: Mevlana’dan Altın Öğütler -Ziya Elitez / Kozmik Kitaplar)

Reklamlar

7 Responses to “» Mevlana’dan Altın Öğütler (2)”


  1. 1 özde 14 Mayıs 2007, 1:38

    Sevgili dostlar;
    Mevlana bir Hazine!..
    Mevlana bir Gönül!..
    Mevlana bir Dost!..

    DOST !..
    …Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli…
    Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı…
    Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı…
    Dost dediğin; fanatik olmalı;

    Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.
    Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
    Ve ağladığında, seninle ağlamalı…
    Ama hepsinden daha çok;

    Dost matematiksel olmalı;
    Sevinci çarpmalı…
    Üzüntüyü bölmeli…
    Geçmişi çıkarmalı…
    Yarını toplamalı…
    Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı…
    Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı…
    İşi bitince seni bir tarafa atmamalı…

    Mevlâna(ks)

  2. 2 Volkan Özçelik 16 Mayıs 2007, 10:43

    Din ve politika hakkında konuşurken bir adım geri dururum hep. Çünkü ne anlatırsan anlat, isteyen zihin farklı noktalara çekebilir ve size karşı cephe alabilir.

    O nedenle yorumumu tolerans süzgecinden geçirerek okumanızı rica ediyorum:

    Bir kesim polarize edilmiş at gözlüğü sahibinin Mevlana’yı din’in dışında görmesi çok yanlış.

    Mevlana der ki tanrı sen’sindir. O senin içindedir. O özden sende bir parça bulunur.

    At gözlüklerini gönül göz(lük)leriyle değiştirmek isteyen herkesin Mevlana ile tanışması gerekli.

    Hatta sadece Mevlana değil. Dört kutsal kitapla da yakınen tanışmalı. Kendi akıl süzgecinden geçirmeli.

    Sade din değil, her konuda bağnazlık, sabit düşünce ve kalıp yargılardan uzaklaşmaya o kadar ihtiyacımız var ki.

    Sevgiler.

  3. 3 Abdullah 23 Mayıs 2007, 4:40

    Zatın biri bir tarihde övdüğün kişinin mertebesinde değilsen “övme” demişti. Onun ne manaya geldiğini bir müddet sonra fark ettim, kişi ancak bildiği, emin olduğu şeyi karşısında görür, kendisi ile karşısındakinin arasında fark olmadığını anlar ve anlatmaya başlar… Çünkü ikisi de bir olmuştur… İnsan tanıdığı vakıf olduğu şeyi över veya anlatır… Aşkın tarifini sorana; “sen de AŞIK ol da gör” demiş… Ancak yaşayan bilir…

    Zat’a teşekkürlerimi sunuyorum, ondan öğrenmeye devam ediyoruz.. Nasip olduğu için de niğmeti değerlendirmeye çalışıyoruz…

  4. 4 Buggs Bunny 23 Mayıs 2007, 1:21

    Övene nasıl denir “övme!” diye? Allah Malik-el Mülk değil midir?

    Dövene elsiz gerek, sövene dilsiz gerek, övene nesiz olmak gerek?

  5. 5 Hormonsuz Organik Sufi 23 Mayıs 2007, 4:28

    Tevbe suresi 14: “Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onların cezasını versin ve onları rezil ve rüsvay etsin…..”

    Sizin ellerinizle onların cezasını verip rezil ve rüsvay eden, dillerinizle övüp yücelterek mükafatlandırabilir veya mekre uğratabilir de. Belki de uyarılması gereken övenden ziyade Allah’ın işine karışandır?

  6. 6 Muharrem 25 Temmuz 2007, 1:42

    Bu zata değer verip; bu sayfada bu güzel yazıları yazdığınzı için Allah razı olsun.
    Allah aşktan mahrum etmesin sizleri.

    Muhammed’le muhabbet oldu hasıl,
    Muhammed’siz muhabbet ne hasıl
    !

    Muhabbetle Kalın…

  7. 7 havva 8 Ağustos 2007, 1:26

    Cenab ı-Allah hepınızden razı olsun. Rabbım bu dunya da ve öbür dunya da yar ve yardımcımız olsun
    muabbetle…


Comments are currently closed.



Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: