Yorumsuz “Oku”yanlar böyledir – 3

Yorumsuz Okuyanlar, hiç sevmedikleri, olumsuz duygular besledikleri birine, içtenlikle yaklaşmayı deneyebilirler istedikleri anda !. Ama hiçbir şeyin değişmeyeceği konusunda önyargılı olarak değil, olumlu beklentiler ile yaklaşabilirler bu insanlara.. Aslında onlar düşünce gücünü lazer gibi buna odaklamaktan başka bir şey yapmış değillerdir. Çünkü onlar düşüncenin gücünü ustalıkla kullanmayı öğrenmiş kimselerdir.

Onlar bir şeyi yoğun düşündüklerinde (hayır adına) ve yoğun bir duyguyla gerçekleşmesini istedikleri zaman, onun gerçekleşeceğini bilirler. Duyguların düşüncenin bir yakıtı olduğunu da bilirler.

Aynı zamanda, bir düşünceleri, yoğun istemelerine rağmen gerçekleşmiyorsa, ya bilinç altı düşünce ve inançlarının daha güçlü olduğu için engel teşkil ettiğini ya da istediklerini bir başka kişiyi de ilgilendiriyorsa, o kişinin isteğinin onlarınkinden daha güçlü olduğunu bilirler.

Yorumsuz Okuyanlar, her insanın fiziksel bedenini sarıp sarmalayan bir elektromanyetik bedeni de olduğunu bilirler; bu alanın, duygu ve düşünceleri sevgi ve olumlu düşünceler ile dolu olanlarda çok geniş ve yoğun olduğunu bilirler. Dolayısıyla o kişileri negatif-olumsuz enerjilere karşı bir zırh gibi koruduklarını da bilirler.

Bu elektromanyetik bedenin, fesat, kindar, intikamcı, bencil beyin taşıyanlarda ise çok ince ve yoğun olmadıkları için; bu yapıdaki insanların “mazlumların ahı” da diyebileceğimiz negatif beyin dalgalarına çok açık ve dayanıksız olduğunu; bunun da ne anlama geldiğini çok iyi bilirler.

Onlar, Einstein‘ın “Eğer düşüncelerimizi görebilseydik, onların beynimizin önünden çıkıp, arkadan yine bize döndüğünü de görecektik” sözünün anlamını idrak etmişlerdir; bundan ötürü sevgi, hayır dolu düşüncenin de, fesatlık, kin, bencillik, şiddet v.b. negatif düşüncelerin de hasadına açık olacağımızı ve bundan kaçınamayacağımızı da bilirler.

Yorumsuz Okuyanlar,

bir şeyleri kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkan”,

kendisini sevilmeye layık görmeyip sevilmekten korkan”,

“kendisine sorumluluk getireceği için düşünmekten korkan“,

eleştirilmekten korktuğu için konuşmaktan korkan”, “reddedilmekten, alay edilmekten korktuğu için duygularını ifade etmekten korkan”,

gençliğinin kıymetini bilmediği için yaşlanmaktan ya da ölümden korkan”,

“parasız kalmaktan korkan”,

“(la ilahe illa Allah diyemeyip) yalnız kalmaktan korkan”,

“özgüveni (ya da özünü) idrak edemediğinden gelecekten korkan” sıradan insan gibi değildirler.

Onlar,

“sıradan insanların zihinlerinde yarattıkları senaryolara gerçekten olmuş-olacak gibi inandıklarını; gelecek korkusuyla yaşadıklarından “AN“ı yaşayamadıklarını; Hayatın yalnızca AN’da deneyimleneceğini bilmediklerini”

bilirler.

Onlar,

değerlendirmeden yitirdikleri her “AN”ın, yaşanmamış-değerlendirilmemiş geçmiş olduğunu; değerlendirilmemiş geçmiş, yaşanmamış AN ve yaşanmamış gelecek ile dolu bir insanın kendisini yaşıyor sanmasının bir illüzyon olduğunu

bilirler.

(Devam edecek)

Derleyen: Ferid Hakkı

www.yorumsuzblog.net.tc

Reklamlar

Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: