Yorumsuz “Oku”yanlar böyledir – 1

Yorumsuz “Oku”yanlar, bir olayın gerçekleşmesinde tüm evrenin katkısı bulunmadıkça o olayın gerçekleşmeyeceğini bilirler; başarma dürtüsünün zaten evrenin bir ifadesi olduğunu da.

Nedensellik (neden-sonuç) üzerinde onları konuşturanın zamanın bir illüzyonu olduğunu, geçmiş ve geleceği sonsuz şimdi‘de gördüklerinden neden-sonuç fikrinin geçersizliğini görürler.

Belli bir şeyin/olayın nedensiz olduğunu düşündüklerinde, onun belli tek bir nedeni bulunmadığını anlamışlardır. Örnek: bir başka anneden doğmuş olabileceklerini, bunun da yetmeyeceğini; Güneş ve Dünya’nın olmadıkça doğamayacaklarını, bunun da yeterli olmadığını; ilahi takdirin gerektiğini anlamışlardır.

***

Yorumsuz “Oku”yanlar, gerçek dünyanın zihnin kavrayış alanı dışında olduğu fark etmişlerdir; bizim onu arzularımızın ağı içinden, zevk ve acıya, doğru ve yanlışa, iç ve dışa bölünmüş olarak gördüğümüzü fark etmişlerdir. Evreni olduğu gibi görmek için ın ötesine adım atmak gerektiğini görmüşlerdir. Bunun zor olmadığını çünkü ağın deliklerle dolu olduğunu hissetmişlerdir.

ın çelişkilerini keşfetmişlerdir: her adımda hem yapan hem bozanların, barış, sevgi, mutluluk isteyenlerin acı, nefret ve savaş yaratmak için var güçleriyle çalıştıklarını.. Uzun yaşamak isteyip aşırı yemekle midelerini şişirdiklerini, dostluk isteyenlerin istismar (sömürü) ettiklerini..

ın böyle çelişkilerle örülü olduğunu görüp, çelişkileri gidermek için sadece bunların farkında olduğumuzda, onların ortadan kalkacağını keşfetmişlerdir.

***

Yorumsuz “Oku”yanlar, ölümüm belli bir bedenin yaşam sürecindeki bir değişimi olduğuna inanırlar. Bedenin kaybolmasıyla bilincin, hayatın, gerçeğin ölmeyeceğini bildiğinden; hayatın asla ölümden sonraki kadar canlı olmayacağına inanmıştır !.

Doğmuş olanın ölmek zorunda olduğunu ancak, doğmamış olanın ölümsüz olduğunu, asla uyumayan ve uyanmayanın, onlardaki “Ben” duygusundaki “solgun bir yansıması” olduğunu bulmak zorunda olduklarını bilirler.

Bulmak için de akıl ve gönüllerini her daim O’nun üzerinde odaklamak, ilginin ve sürekli hatırlamanın (zikir) gerektiğini, hatırlanması gerekeni hatırlamanın başarının “sır” rı olduğunu fark etmişlerdir.

Bunların samimi ve ciddi istek (ihlas) sayesinde gerçekleşeceğini, hedefler ile yolun farklı düzeylerde bulunmaması, davranışın inanca ihanet etmemesi gerektiğini bilirler.

(Devam edecek)

Derleyen: Ferid Hakkı

www.yorumsuzblog.net.tc

Reklamlar

Yorumsuz Blog (Arşiv II) burada…

Yorumsuz Blog (Arşiv III) burada.

SON YORUMLAR

Sevgiye dair hakkında sed191
İslami Foton Kuşağı hakkında sed191
Mevlana’nın dilinden Hz.… hakkında Hasan boyraz
» The Secret’in sırrı aç… hakkında elif
Özümle Konuşmalar hakkında doğan
İslami Foton Kuşağı hakkında necmi
» Önemli Bir Uyarı !.. hakkında Tevhidi
» Simurg’u Ararken hakkında ahmet
İslami Foton Kuşağı hakkında Filminsonkaresi
İslami Foton Kuşağı hakkında marduk_fotonkuşağı
Devrin Alimleri, Eski Zaman Ka… hakkında mehmet akıf
Beyin Fırtınası (27) hakkında barış
İslami Foton Kuşağı hakkında Ayşe
» Simurg’u Ararken hakkında Çağrı Dörter
» Harika Sözler (1) hakkında deniz

ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar


%d blogcu bunu beğendi: