'Kemal Gökdoğan' kategorisi için arşiv

Zirveye Tırmanış

“Zaman, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı gün gibi aynı duruma döndü.”
Vedâ Hutbesi’nden

Sonsuz geçmiş zamanın ve sonsuz gelecek zamanın başlangıç noktası Hicretin onuncu yılında Arafat’da Mina yakınlarında bir meydanda belirdi.

Hz. Muhammed a.s. isimli “Hazreti İnsan”ı taşıma şerefine nâil olan “Kusvâ” adlı deve Arafat meydanında tam o noktanın üzerine geldi ve durdu.. Okumaya devam edin ‘Zirveye Tırmanış’

“Edep” ve “Yazarlık”

“GÖR ZAHİDİ KİM SAHİBİ İRŞAD OLAYIM DER, DÜN MEKTEBE VARDI BUGÜN ÜSTAD OLAYIM DER.” (Rûhi)

 

Üç-beş yaşındaki çocuk der ki, “Her şeyi ben yapacağım”.

Çocuk biraz büyür sekiz-on yaşına girer ve, “Her şeyin en iyisini babam ve annem bilir, ben fazla bilemem”.. Okumaya devam edin ‘“Edep” ve “Yazarlık”’

Noktanın Ötesi

Eski Yunan filozofu Platon (Eflâtun) akademi bahçesinde yürüyerek öğrencilerine insanı anlatmaktadır. “İnsan, iki ayaklı, tek kafalı, gören, duyan ve konuşan tüysüz bir hayvandır” der. Bahçe dışından derse kulak misafiri olan Diogenes (Diyojen) hemen bir tavuk alır, tüylerini yolar ve akademi bahçesine ders halkasının ortasına fırlatır.. Okumaya devam edin ‘Noktanın Ötesi’

Kalb ve Beden Âdâbı

“Müslüman odur ki, dilinden ve elinden müslümanlar selamette bulunur” Hz. Muhammed (s.a.v.)

Evimizde ve bahçemizde yetiştirdiğimiz çiçeklerle aramızda zamanla bir dostluk başlar. Toprağını kabartırız, suyunu veririz, kurumuş yapraklarını temizleriz. Gövdesini, dallarını ve çiçeklerini nâzikçe okşarız. Burnumuzla onu fazla rahatsız etmeden koklarız. Onunla konuşuruz. “Çiçeğin de duyacağı bir sesle” onu gelen konuklarımıza tatlı tatlı anlatırız.. Okumaya devam edin ‘Kalb ve Beden Âdâbı’

Annemiz Hatîcetül Kübrâ

Mekke, orta çağın beş bin kişilik bir çöl şehridir. Merkezi bir otoritesi yoktur. Diktatörlüğe veya krallığa dayalı bir yönetimi de yoktur. Orta çağın site devletlerine hiç benzememektedir. Şimdiki tâbirle “çöl kanunları” ile yönetilen bir şehirdir.

“Çöl kanunlarını” uygulayanlar kabileler ve kabile reisleridir. Bu kanuna göre; kuvvetli ve kalabalık kabileler “yöneticilerdir”, zayıf ve az insanlı kabileler ise “yönetilenlerdir”.. Okumaya devam edin ‘Annemiz Hatîcetül Kübrâ’

Kendini Aramak

Bir zamanlar küçük defter şeklinde “Nüfus Cüzdanı” vardı. İlk sayfasında fotoğraf ve isim bilgileri yazardı. İç sayfalarda; milliyeti, dini, mezhebi, askerlik durumu ve yoklamaları, medeni hali gibi bilgiler bulunurdu. Taşınması zor olduğu için vatandaş genellikle “kimliksiz” dolaşırdı. 1975’li yıllarda yapraklı cüzdanlar şimdiki “kimlik kartı” şekline dönüştürüldü. Daha kolay taşınır hale geldi ve daha sık kaybolmaya başladı.. Okumaya devam edin ‘Kendini Aramak’

Yeniden Sevmek

“Sevgi” de her an yenilenmeye muhtaçtır. Bu çağın insanı olarak kendimizi ve sevgimizi yenilemeye muhtacız. Korkumuzu ve korkularımızı da yenilemeye ihtiyacımız var. Eskilere anlatılan Allah ve cehennem korkusuna bağışıklık kazanan bu çağın insanına “korku”yu yeniden tanıtmaya ihtiyaç var. Fakat çağdaş korku, “sevgisiz, ümitsiz ve özlemsiz” kalmaktan korkmak olarak yenilenmek zorundadır.. Okumaya devam edin ‘Yeniden Sevmek’

Sonraki Sayfa »


ABONE OL!

E-postanızı girin; Yazıları önce siz okuyun!

Watch videos at Vodpod and other videos from this collection.

ARŞİV

Yorumsuz Blog’un izlendiği ülkeler:

Araçlar